GİRİŞ
Engelli bireylerin temel insan haklarına erişimde, karşılaştıkları ayrımcılık ve hak ihlallerinin
ortadan kaldırılması, birçok ülkede önemli ve güncel bir insan hakları problemi olarak
görülmektedir. Bir yandan farklı mekanizmalarla engellilerin temel hak ve özgürlüklere
erişim düzeylerinin artırılması diğer taraftan da karşılaştıkları ayrımcılık ve hak ihlallerinin
tazminine odaklanmış bir tartışma yürütülmektedir.
Adalete erişim kavramı, tarihsel ve sosyolojik olarak farklı anlamlar içermiştir. Teknik olarak,
hak arama mekanizmalarına erişerek onları kullanabilme anlamı taşımasının yanı sıra, daha
geniş açıdan haklar ve hak arama mekanizmalarından toplumun haberdar olması, etkili ve
erişilebilir mekanizmalar yaratılması, maddi yetersizliğe sahip bireylere yasal destek
sunulması gibi, devlete çeşitli yükümlülükler yükleyen bir anlam da taşımaktadır.
Unutulmaması gereken bir nokta da, adalete erişim kavramının uluslararası hukukta yasa
önünde eşitlik, adil yargılanma ve etkin tanzim ile ilişkili olarak yer aldığıdır. Engelli
bireylerin karşı karşıya kaldıkları ayrımcılık ve ihlallerin ortadan kaldırılmasının en önemli
adımlarından biri adalete erişimin güçlendirilmesidir. Ulusal yargı sisteminde adalete erişimin
önündeki yapısal bariyerlerin kaldırılması, adli/idari süreçlerde engelli bireyler bakımından
uyumlulaştırılmış yol/yöntemlerin belirlenmesi ve bunlarla ilgili gerekli yasal
düzenlenmelerin yapılması engelli bireylerin hak arama sürecini destekleyecektir.
Engellilerin adalete erişimi, engelli bireylere ilişkin temel uluslararası metin olan Birleşmiş
Milletler Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme’nin 13. Maddesinde şu şekilde yer almıştır: “1.
Taraf devletler engellilerin diğerleriyle eşit bir şekilde adalete etkili erişimini sağlamalıdır.
Bunun için usuli ve yaşa uygun uyumlaştırmalar yapılmalı ve soruşturma ve diğer hazırlık
aşamaları dahil tüm hukuki işlemlerde tanıklık etmeleri dahil doğrudan ve dolaylı olarak
katılımları kolaylaştırılmalıdır. 2. Taraf Devletler, engellilerin adalete etkili bir şekilde
erişimini sağlamayı kolaylaştırmak için, polis ve cezaevi personeli dahil adalet sistemi
içerisinde çalışanların gerekli eğitimi almalarını sağlamalıdır.” Türkiye’de engelli bireylerin
haklarına ilişkin temel mevzuatı oluşturan 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da ise
adalete erişime direkt olarak değinilmemiş ancak Genel Esasların yer aldığı Madde 4’te
ayrımcılık yasağı, tüm hak ve hizmetlerden yararlanmada fırsat eşitliğinin sağlanması
bentleriyle dolaylı olarak adalete erişim hakkı arasında bağ kurulabilmektedir.
Türkiye’de engelli bireylerin hakları konusu genel olarak eğitim, istihdam, rehabilitasyon ve
habilitasyon ile devletin sunduğu maddi yardımlar üzerinden tartışılmaktadır. Yapılan
bilimsel çalışmaların da aynı konular üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Adalete erişim
konusunda da oldukça kısıtlı sayıda bilimsel çalışma yapılmış ve ancak bu çalışmalarda
spesifik olarak engelli bireylerin adalete erişimi konusuna değinilmemiştir. Dolayısıyla bu
saha çalışmasının,
1