CDL-AD(2019)017rev
- 86 -
Devletin kurumlarının, kendi yargı alanları dahilindeki diğer bireylerin Sözleşme haklarını ihlal
eden özel kişilerin eylemlerine rıza göstermesi veya göz yumması, söz konusu Devletin
sorumluluğunu gerektirebileceği durumları” da kapsamalıdır.467 Kolluk kuvvetlerinin
davranışlarına ilişkin bir şikayet alındığında veya kolluk kuvvetlerinin eylemleri nedeniyle bir
kişinin ciddi şekilde yaralandığı ya da hayatını kaybettiği durumlarda, "bağımsız ve etkili bir
resmi soruşturma" yürütülmelidir.468 Herhangi bir soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını
ve kişi dokunulmazlığını korumak ve devlet görevlileri veya birimlerinin içerisinde olduğu
durumlarda, onların sorumluluğu altında meydana gelen ölümler veya fiziksel yaralanmaların
hesabını vermelerini sağlamak olmalıdır. Bu amaçlara ulaşmak için gereken özel soruşturma
şekli koşullara göre değişebilir.469 Güç kullanımına kanunen izin verilmemişse veya güce
başvurulması iç mevzuatı veya uluslararası insan hakları hukukunu ihlal ediyorsa, kolluk
görevlileri disiplin cezalarının yanı sıra hukuki ve/veya cezai sorumlulukla karşı karşıya
kalmalıdır.470 İlgili kolluk personeli; diğer görevlilerin veya üçüncü kişilerin aşırı güç
kullanmasını engelleyebilecekleri durumlarda bu müdahaleyi gerçekleştirememelerinden ötürü
de sorumlu tutulmalıdır. Soruşturmadan sorumlu kişiler ve soruşturmaları yürütenler, olaylara
karışan kişilerden bağımsız olmalıdır. Bu, yalnızca hiyerarşik veya kurumsal bağlantısızlığı değil,
aynı zamanda pratik bir bağımsızlığı da gerektirir.471
V. Ek
A. Uluslararası ve Bölgesel Belgeler ve Antlaşmalar
AGİT içerisinde, barışçıl toplanma özgürlüğüne ilişkin standartlar esas olarak iki yasal belgeden
kaynaklanmaktadır: Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi (MSHUS)472 ve İnsan
Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi ve bunların ihtiyari
protokolleri.473 Siyasi olarak bağlayıcı olan temel AGİT taahhütleri de bu bağlamda önemlidir.474
Barışçıl toplanma özgürlüğü, 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesiyle ilan edilen haklar
arasında yer almaktaydı.475 Buna ek olarak, Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi, Amerikan
Solomou ve Diğerleri / Türkiye (2008), a.g.e., not 146, paragraf 46.
Bkz. McCann ve Diğerleri / Birleşik Krallık, Başvuru No. 18984 / 91, 27 Eylül 1995, paragraf 161; Shanaghan / Birleşik Krallık,
Başvuru No. 37715/97, 4 Mayıs 2001, paragraf 88. Kadına yönelik şiddet içeren davalar için ayrıca bkz. BM Özel Raportörü Raporu
(2010), A/HRC/16/44 , a.g.e., not 461, paragraf 109.
469 Kelly ve Diğerleri / Birleşik Krallık (Başvuru No. 30054/96, 4 Mayıs 2001, paragraf 94; McShane / Birleşik Krallık, Başvuru No.
43290/98, 28 Mayıs 2002, paragraf 94.
470 Harlow / Fitzgerald, 457 US 800 (1982).
471 Saya ve Diğerleri / Türkiye, Başvuru No. 4327/02, 7 Ekim 2008. Davaya ilişkin kararda, 1 Mayıs'ta polis tarafından yasal (izin
alınmış) bir Sağlık İşçileri Sendikası yürüyüşü durdurulmuş ve güç kullanılarak dağıtılmıştır. Başvurucular gözaltına alınmış ve ertesi
gün serbest bırakılmıştır. AİHM, kötü muamele iddialarına yönelik etkili ve bağımsız bir soruşturma yapılmadığını tespit etmiştir.
Mahkeme özellikle, davaları soruşturan 'İdare Kurullarının' bağımsız olmadığını, çünkü bu kurullara valiler tarafından başkanlık
edildiğini ve üyeleri arasında yerel yürütme temsilcilerinin ve bizzat soruşturma altındaki güvenlik güçlerine bağlı bir icra
sorumlusunun bulunduğunu tespit etmiştir. Karşılaştırınız: Barbu Anghelescu / Romanya, Başvuru No. 46430/99, 5 Ekim 2004
(yalnızca Fransızca), Muradova / Azerbaycan, Başvuru No. 22684/05, 2 Nisan 2009, paragraf 99.
467
468
Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi (MSHUS) (16 Aralık 1966 tarihli ve 2200A(XXI) Sayılı Genel Kurul kararı);
Karşılaştırınız: Ayrıca birinci İhtiyari Protokolü ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ESKHUS), (BM Genel
Kurulu, 16 Aralık 1966, Birleşmiş Milletler Antlaşmalar Serisi, cilt 993, (bundan böyle ESKHUS olarak anılacaktır). İHEB, bağlayıcı bir
antlaşmadan ziyade bir bildirgedir. MSHUS ve ESKHUS, İHEB'de belirtilen ilkeleri yürürlüğe koymak için 1966'da kabul edilmiştir. Bu
üç belge, yani İHEB, MSHUS ve ESKHUS, birlikte Uluslararası İnsan Hakları Yasası'nı oluşturur. MSHUS evrensel olarak kabul görmüş
medeni ve siyasi haklar alanındaki asgari standartları ortaya koyar. Sözleşmeyi onaylayan veya Sözleşmeye taraf olan Devletlerin
üstlendiği yükümlülükler, bir Devlet MSHUS'ye taraf olur olmaz yerine getirilmelidir MSHUS, Madde 2(1) ve 2(2)).
472
Avrupa Konseyi'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Roma, 4 Kasım 1950, ETS No. 5. 3 Eylül 1953'te yürürlüğe girmiştir. Avrupa
bölgesi için en kapsamlı ve en geniş yetkili insan hakları sözleşmesidir. Sözleşme 1950'den beri imzaya açıktır. Tüm Avrupa Konseyi
Üye Devletlerinin, Avrupa Konseyi Statüsüne katılımlarından itibaren bir yıl içinde Sözleşmeyi onaylamaları gerekmektedir. AİHS bir
dizi temel hak ve özgürlükler ortaya koyar. AİHS'ye taraf devletler bu hak ve özgürlükleri kendi yetki alanları dahilindeki herkes için
güvence altına almak zorundadır (AİHS, Madde 1).
474 Kopenhag 1990, paragraf 9: “Katılımcı Devletler … (paragraf 9.2) herkesin barışçıl toplanma ve gösteri yapma hakkına sahip
olduğunu tekrar teyit eder. Bu hakların kullanımına getirilebilecek her türlü kısıtlama kanunla öngörülecek ve uluslararası
standartlara uygun olacaktır”; Paris 1990 (Yeni Bir Demokrasi, Barış ve Birlik Çağı): "Ayrım gözetmeksizin, her bireyin […] barışçıl
toplanma (…) özgürlüğü (…) hakkına sahip olduğunu onaylarız”.
475 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (BM Genel Kurulu, 10 Aralık 1948, 217 A (III), (bundan böyle İHEB olarak anılacaktır), Madde
473