Uluslararası Ayrımcılık Konferansı
Önce araştırmayı kimin finanse ettiğini söyleyerek başlayalım.
Araştırmanın finansmanını German Marshall Foundation – The Black
Sea Trust sağladı. Saha çalışması Kasım 2017’de Türkiye nüfusunu temsil eden 2000 kişinin katılımıyla 17 ilde yürütüldü.
Araştırmaya katılanların demografisine baktığımızda şunları söyleyebiliriz: Yarısı erkek, yarısı kadındır ve yaş dağılımı şöyledir: %30’u 29
yaş altındadır. Teknik olarak gençtir, UNFPA standartlarına göre. %13’ü
bir şekilde kırda yaşamaktadır, kırın tanımı değişti. %33’ü ilkokul ve altı
eğitim almıştır, bunların çoğunluğunun da kadın olduğunu söylememizde fayda var. %27’si ev kadınıdır, %55’i çalışmaktadır.
Kutuplaşma dediğimizde, bir tanım sorunumuz var. Bunun ötesinde
kutuplaşma kavramının kökeniyle ilgili bir sorun söz konusu, çünkü kutuplaşma ABD kökenli bir kavram. Bizim bahsettiğimiz “siyasal kutuplaşma” ABD bağlamında ve ABD’de tartışılan bir kavram. ABD haricinde bir
iki vaka çalışması var, bunlardan biri de Türkiye.
Kutuplaşmanın farklı tanımları var. Bunlardan birincisi, ideolojik
tutarlılık: İnsanların değerlerinin birbirinden tutarlı olarak farklılaşması. Yani Amerika bağlamında düşünecek olursak, liberallerle muhafazakârların asla örtüşmeyen değerlere sahip olmasına ideolojik tutarlılık
ve kutuplaşma deniyor. İkincisi, ideolojik ayrılık: Siz kendinizi sağcı ya
da solcu olarak görmüyorsunuz, aranızda büyük bir fark var ama aslında ortak değerleriniz var. Bu da sosyal alanla alakalı; “Aslında o kadar
da ayrı gayrı değiliz, sadece kimliklerde, üzerimizde taşıdığımız etiketlerde bir farklılığımız var” diyen bir şey. Üçüncüsü, algılanan ideolojik
kutuplaşma: “Ben diğerinden o kadar da farklı değilim aslında, ama onu
kendimden uzak görüyorum.” Konferansın ilk gününde de tartışıldı, sosyal psikolojinin kimlikler, kategorileştirme vs. üzerindeki tartışmaları
zaten buna dayanır. “Ben aslında diğeriyle aynıyım da, fark etmeden
onu kendimden ırak görüyorum. Irak görmezsem zaten ben o olurum,
aramızda da fark kalmaz.” Kimliklerin yaşayabilmesi, bu algılanan mesafenin uzaklığını elzem hale getiriyor. Siz ötekisiyle aynıysanız, ötekisi, ötekisi değil. Bizim üzerinde durduğumuz mesele, dördüncü tanım,
duygusal kutuplaşma. Yani görüşlerimizin ayrılığı vs. değil, diğer gruba
karşı olumsuz hisler beslemek. Bu durum, insanların görüş ayrılığının
kabul edilebilir olduğunu, insanların görüş ayrılığının bir dereceye ka140