İnsan Hakları Mahkemesinin İçtihatlarında Ayrımcılık Yasağı uygulanmadığını ispat etmek zorunda. Başvurucuların somut bir veri ortaya koymalarından itibaren ispat yükünün yer değiştirmesi içtihadı uygulanabilir.” Bu önemli bir gelişme. Bu saydığım kararlar özellikle Nachova, Cobzaru ve Sampanis kararları, ispat yükünün yer değiştirmesi bağlamında dikkate değer yeni gelişmelerdir. Bunlar, 2000’li yıllardan itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Bir diğer içtihadi değişim ise istatistik meselesine ilişkindir. Yani ispat kurallarının yer değiştirmesi dışında bir diğer yöntem, Strazburg içtihadında gördüğümüz, istatistiklerden ayrımcılığın olup olmadığına dönük bazı çıkarımlar yapılmasıdır. Bu bağlamda önemli kararlardan birisi Hoogendijk kararıdır. Geçmişte İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) “Biz İrlandalı, Kürt veya Müslüman olduğumuz için ayrımcı muameleye uğradık” iddialarını soyut kaldığı ölçüde pek dikkate alınmazdı. 2005’te bir içtihat değişikliğine gidildi ve dendi ki: “İstatistiklere artık bakacağım. Konuyla ilgili istatistik sunulmuş ise, hükûmet bunu çürütecek veri sunmadıkça bundan bir sonuç çıkartacağım.” Konu şuydu: Başvurucu bir işsizlik yardımı alıyordu, ardından bir kanun çıktı. Kanun uyarınca belli bir meblağın altında maaşı olan kişiler yönünden bu işsizlik maaşı artık uygulanmayacaktı. Başvurucu şunu söyledi: “Benim çalıştığım yıllarda öngörülen bedelin altındaki miktar, daha çok kadınlara verilen miktardı. Çünkü kadınların çalışması çok yaygın bir şey değildi, bu bakımdan bu mevzuatın mağduru kadınlardır.” Mahkeme, burada kanunun uygulandığı 5.100 kişiden 3.300’ünün kadın olması yönündeki istatistiği dikkate alarak, gerçekten de bu durumun kadınlara yönelik mağduriyet yaratan bir uygulama olduğunu söyledi, belirledi, kaydetti. Ve hükümete bunu çürütme imkânı sundu. Hükümet bunu çürütemedi ve Mahkeme bundan çıkarım yaptı ve ayrımcılık tespitinde bulundu. Bir diğeri, Zarb Adami kararı. Bu, tersten erkeğe yönelik bir ayrımcılık vakasıydı. Bu vakada da şu vardır: Malta yurttaşları belli aralıklarla zorunlu jüri faaliyeti sürdürmek zorundadır. Başvurucu birkaç defa bu işi yerine getirmiş, fakat 1997 yılındaki en son jüri görevine gitmemiştir. Gitmediği için 240€ para cezası kesilmiş kendisine. Başvurucu şunu söylüyor: “Para cezası bana kesildi, ama bana bir daha, bir daha gelmesinin sebebi bu işin sürekli olarak erkeklere yüklenmiş olmasıdır. Yani kadınlara bu ödev yüklenmediği için sıra bana daha sık geliyor.” Bu savın yanı 223

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle