Uluslararası Ayrımcılık Konferansı
“Bakır tencere mi kaldı ki kalaycılık yapasın? Yorgan attırırdık
eskiden. Yorganlar da değişti, kimde var yünlü, pamuklu yorgan?” (Erkek, yaş 33, 28 Haziran Mah., 24.03.2012)
Kentsel alanda piyasa değerini yitiren zanaatlarını terk eden Romanların geçimlerini sağlayabilecekleri tek alan, marjinal işlerdir ancak
bu işler de ekonomik anlamda kayıt dışı olduğundan engellenmektedir:
“İşporta yapamıyoz, mendil satamıyoz. Zabıtalar yakalayınca el
koyuyor.” (Kadın, yaş 60, Serdar Mah., 03.10.2010)
“Şimdi bir de bu geri dönüşüm oldu, bizi mahvetti. Tanrıkulu
geldi [belediye adına geri dönüşebilir ürünleri toplama ihalesini
alan firma], her sokağın başına konteynır koydular, bizi bitirdiler. Haa biz ne yapıyoruz? Konteynırı kırıp yine içinden alıyoruz.” (Erkek, yaş 42, 28 Haziran Mah., 06.10.2010)
Eğitimde Ayrımcılık
Eğitimde ayrımcılık ise üç yönlüdür. Bunlardan ilki eğitim alanlarında
Roman çocuklarının Gacolarla birlikte okumasının ve onların kültürlerinden etkilenerek daha kentli olmalarının arzulanmasıdır. Buna karşın,
Gaco çocuklarının aileleri, çocuklarının Romanlarla okumasını istemediğinden karma sınıflar kadar Roman çocuklarından oluşan sınıflar da
bulunmaktadır. Karma sınıfların içinde Roman çocuklarının yeri genellikle arka sıralardır. Ön sıralara Gaco çocukları oturtulmaktadır:
“Bizim Çingeneler, Romanlar okullarda genelde en arka sırlarda
oturur. Ne kadar kafası çalışsa da önde olmaz. (…) Benim çocuğumun okulunda sınıfları komple Roman. Sanki özellikle müdür
tane tane seçmiş, onları bir araya koymuş. Öyle olunca da kültür
bozukluğu oluyor. Çocuklar Romanlarla büyüyor, başka kültürünü bilmiyor. Küfür etmeyi öğreniyor. Evetli hayırlı konuşmuyor. Lanlı ulanlı konuşuyor. Diğerleri ile olsa, kültürlü çocuklar64