Uluslararası Ayrımcılık Konferansı
düzeninin dil, ırk, din ve benzer unsurlarından birine dayandırılmasını
engellemektir. Bu eşitlik ilkesi her vatandaşa ayrım yapmadan aynı hak
ve özgürlüklerin verilmesini öngörür. Bunun dışındaki hak ve özgürlüklerin verilmesi ise eşitlik ilkesine aykırıdır. Bir örnekle açıklayalım bunu:
Anayasa’ya göre Türk vatandaşlarına “Türkçeden başka hiçbir dil, anadil
olarak öğretilemez” ve herkes bu haktan eşit olarak yararlanır. Ancak,
bir Türk vatandaşı çıksa, “Bu Anayasa maddesi sadece Türk etnisitesinin dilini koruyor ve dahası benim kendi dilimde eğitim alma hakkımı
engelliyor, iki farklı dil grubuna eşit davranılmıyor, bu da kanun önünde
eşit olduğumuz ilkesinin ihlalidir” dese, bu tür bir argüman Türk hukuk
siteminin herkese aynı tip haklar getirdiği söylenen eşitlik prensibinin
ihlali olamayacaktır. Zira eşitlik ilkesi sadece herkese aynı hak ve özgürlüklerin verilmesini garanti eder, daha fazlasını değil. Bu şekilde eşitlik
ilkesi, aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanması suretiyle ayrıcalıklı/imtiyazlı kişi ve toplulukların yaratılmasını, “ayrım” yapılıp farklı
davranılıp “ayrıcalık”lar verilmesini önleme amacını taşır.
Ancak, Türk yüksek yargı kararlarında azınlık haklarının “ayrıcalıklar” ya da eşitlik ilkesine aykırı “özel haklar” olarak tanımlandığını
hatırladığımızda, eşitlik ilkesinin amaçlarından birinin azınlık yaratılmasının önüne geçmek olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle de, kanun önünde eşitlik ilkesi, azınlıkların farklılıklarının korunmasına ilişkin taleplerinin reddedilmesinde en sık kullanılan hukuksal gerekçedir.
Örneğin Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin ruhani rütbe üstünlüğü olduğu
iddiası ile Bulgar Ortodoks Kilisesi’nde papaz olarak görev yapan Konstantin’in ruhanilik sıfatının kaldırılmasının, dinî ibadet ve ayinlerin toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak engelleme suçunu
oluşturup oluşturmadığına ilişkin temyiz incelemesinde Yargıtay şu kararı vermiştir:
“Egemen bir devletin kendi topraklarında yaşayan azınlıklara
kendi vatandaşlarından farklı bir hukuk uygulayarak, çoğunluğa dahi tanımadığı birtakım ayrıcalıkları tanımak suretiyle,
özel bir statü vermesi, Anayasa'nın 10. maddesinde gösterilen
eşitlik ilkesine açıkça aykırılık oluşturacağından kabul edilemez.”
72