Venedik Komisyonunun Ayrımcılıkla Mücadele Yaklaşımı
ilgili 2016 Haziran oturumunda kabul edilmiş olan bir raporda önemli
tespitler yapılmıştır. Komisyonun genel kurulunda yapılan tartışmalarda, değişikliğin AKP’li, CHP’li veya MHP’li milletvekilleri için değil,
HDP’li milletvekilleri için getirildiği, istatistik olarak bakıldığında sadece yüzde doksan dokunulmazlık dosyasının bu milletvekilleri hakkında
olduğu görülüyordu. AKP ve MHP’lilerin genelde yolsuzluk gibi akçalı işlerle, CHP’lilerin cumhurbaşkanına hakaret ile ilgili olduğu, ancak
HDP’lilerin ağırlıklı kısmının siyasi ve ideolojik boyutlu olduğu görülüyordu. Bunlar Venedik Komisyonu’nda ciddi bir şekilde tartışıldı. Ama
demokrasi, demokratik temsil, parlamenter demokrasi, milletvekillerinin dokunulmazlığı, halkı temsil hakları bağlamında değerlendirilmeler
yapıldı. Sonuçta Türkiye'nin bu anayasa değişikliğini derhal geri alması
ve dokunulmazlığın bu şekilde ortadan kaldırılmasının Avrupa standartları açısından ciddi bir ihlal oluşturduğu tespitiyle yetinildi. Ayrımcılığa dair herhangi bir ayrı başlık açılmadı.
Avrupa ve Venedik Komisyonu 2014'ten itibaren başlayarak ciddi
bir krizle de karşı karşıya. 2014'ün başlarında çok fazla belirgin değildi
ama 2014'ün sonlarına doğru özellikle Polonya ile başlayan Makedonya
ile hatta onun öncesinde de Macaristan’da Viktor Orban iktidarıyla başlayan uygulamalar ile birlikte Venedik Komisyonu ciddi bir popülizm
dalgası ile uğraşmak zorunda kaldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
içtihatlarında popülizm tartışması yapılamaz. Venedik Komisyonu'nun
görev alanı ise demokrasinin güçlendirilmesidir aynı zamanda; demokratik anayasacılık, denge denetim mekanizmalarının kurulması, eşit ve
özgür seçimlerin güvence altına alınması doğrultusunda destek işlevi
görmektir. Venedik Komisyonu son dönemlerde bu konularda daha etkili bir politika izleme konusunu tartışmaya başladı. Başkan, Komisyon’u
“Avrupa’yı baştan sona saran popülizme karşı itfaiye” olarak da tanımlamaktaydı. Venedik Komisyonu’nun bazı üyeleri bu konuda çok aktif
hareket edilirse diplomatik elastikiyetin kaybedileceği kaygısını taşıyor.
Diğer bazıları bu konularda net bir tutum alınmadığında sonrasında
söyleyecek bir sözün kalmayabileceği endişesini dile getiriyor. Venedik
Komisyonu içindeki tartışma bu yöndeydi. Ama zaman içerisinde popülizm tehlikesine teslim olan Macaristan ve Polonya, Venedik Komisyonu'na karşı pozisyon aldı. Makedonya da aynı şekilde, Slovakya'da da
213