Türkiye Kamu Yönetiminde Ayrımcılık: Kürt ve Alevi Yöneticilerin Durumuna İlişkin Sınırlı Gözlemler Doç. Dr.Yücel Demirer - Dr. Hülya Kendir - Adem Yeşilyurt Araştırmamız, Türkiye’de etnik ve dinsel çoğunluğa dahil olmayan Kürtler ve Alevilerin mülki idare amiri olarak karşılaştıkları sorunların ne olduğunu ve ayrımcılık karşıtı bir yasal çerçevenin varlığına rağmen pratikte kamu yöneticileri arasında ayrımcılığın hangi yöntemlerle yeniden üretildiğini konu almaktadır.1 Temel sorularımız şu şekilde sıralanabilir: 1) Türkiye’de etnik ve dinsel çoğunluğa dahil olmayan Kürtler ve Alevilerin mülki idare amiri olarak karşılaştıkları sorunlar nelerdir? 2) Ayrımcılık karşıtı bir yasal çerçevenin varlığına rağmen kamu yöneticileri arasında ayrımcılık hangi yöntemlerle yeniden üretilmektedir? Yasal çerçevede bütün yurttaşların yaş, sağlık ve eğitim şartlarını yerine getirmeleri halinde girebilecekleri mülki idare mesleği, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin başından beri katı birtakım geleneklerin ve teamüllerin belirleyici olduğu bir tür “seçkinler kulübü” niteliği arz etmiştir. Mesleğe giriş açısından cinsiyet temelinde son derece açık olan 1 Bu sunuş, Raoul Wallenberg Enstitüsü, 2017 İnsan Hakları Araştırmaları Hibe Programı’nca desteklenmekte ve halen devam etmekte olan “Türkiye’de Kamu Yönetimi Ortamında Ayrımcılığın Yeniden İnşa Biçimleri: Kürt ve Alevi Kamu Yöneticilerinin Karşılaştıkları İnsan Hakları İhlalleri” başlıklı proje araştırmamızın ön bulgularına dayanmaktadır. Projenin tamamlanması sonrasında araştırma sonuçları akademik makale formatında yayımlanacaktır. 45

Hedef paragraf seç3