Uluslararası Ayrımcılık Konferansı Söylemde Ayrımcılık Söylemde ayrımcılık iki yönlü yaşanmaktadır: İlki, Roman toplumunun dışında olanların onlara ilişkin ayrımcı ve dışlayıcı söylemleri üzerinden yaşanmaktadır. İkincisi ise içeriden, onların kendilerini diğerlerinden ayıran ve farklı konumlandıran sözleridir. Dışarıdan Roman toplumuna yönelik söylem düzeyindeki en önemli ayrımcılık, Romandan çok “Çingene” sözcüğü üzerinden haklarında yaratılan efsaneler ve toplum tarafından üretilen, doğruluğunun kesin olduğuna inanılan yakıştırmalar, efsaneler ve deyimler gibi üretilmiş kültür unsurlar��dır: “Dolmuşta biri çocuğuna 'Sus yoksa seni Çingeneye veririm' dedi. Döndüm, 'Çingene sana ne yaptı?' dedim. Acaba bizim temizliğimiz onlarda var mı, tertipliliğimiz? (…) Onlarda hırsızı, uğursuzu yok mu? Esrarcısı? Bir tek bizim millette mi var? Beş parmağın beşi bir olmaz.” (Kadın, yaş 23, Serdar Mah., 03.10.2010) Kimileri olumsuz anlamlandırmalardan arınmış bir Çingene sözcüğü ile kendilerini tanımlamayı kabul ederken, kimileri ise Roman sözcüğüne tümden karşı çıkmaktadır. Kimileriyse Çingene demek ayıp diye Roman denmesine isyan etmektedir: “Hocam, bu saplantı (…) Hani tarihte Hz. İbrahim ateşe atıldığında odunlar tutuşmamış, Çin ve Gen adında iki kardeş birlikte olmuş, kardeş kardeşe birlikte olunca lanet gelmiş, odunlar tutuşmuş. Bu kardeşlerin soyu da Çingenelermiş. Böyle bir şey, bir saplantı yok, hiçbir mantığa akla sığmayacak bir şey, günah. Bizim eski kafalı Çingeneler bundan dolayı Çingeneliği kabul etmiyor. Roman sonradan olunan bir şey… Adı gibi roman, yani uydurulmuş bir şey. Hikâye, roman gibi…” (Fehmi Acar, yaş 52, KOCROMDER Başkanı, 03.10.2010) 58

Hedef paragraf seç3