Uluslararası Ayrımcılık Konferansı
“Bir iş iste, Romansan almıyorlar. Bakıyor kimliğine, soruyor
nerede oturuyorsun, bakıyor Yenidoğan, Serdar Mahallesi, almıyor seni işe. İşte bizim Limoncular Mahallesi, oradakileri işe
hep çöpe, park bahçelere veriyor. Neden başka yer değil, evrakta
değil, başka iş değil de çöp? Roman diye.” (Erkek, yaş 36, Serdar
Mah., 30.09.2010)
“Roman işleri” olarak kabul görmüş hurdacılık, kâğıt ve plastik toplayıcılığı, hamallık gibi işler, Romanların sosyal statüsünü belirlemektedir. Çünkü bunlar, toplum içinde kimsenin yapmak istemediği ve hatta
yapılırken görmek dahi istemediği işlerdir (Akkan vd., 2011: 51).
“Şu anda Roman olmak, her ne olursa olsun ikinci sınıfta görülüyorsun. Bizim yaptığımız meslek, meslek değil. Sana şimdi
kaç para versem, çok affedersin, kafanı çöp kovasına sokarsın,
konteynıra koyarsın? Ellerinle bir şey alabilir misin? Biz ekmeğimizi oradan çıkartıyoruz. Devlet bizi bir işe soksa, bizi bu işten
kurtarsa.” (Erkek, yaş 42, 28 Haziran Mah., 06.10.2010)
“Bize bizi dışlamayacakları, kötü olmayan işler verilmeli. Güvenceli olmalı. Bizde bakacak çok nüfus var.” (Erkek, 53, Tavşantepe Mah., 05.10.2010)
İkinci ayrımcılıksa mekânın damgalayıcılığıyla ilişkilidir. Belli mahallelerde yaşayanlar, nitelikleri yeterli bile olsa, sırf yaşadıkları mahalle
adından dolayı işe alınmamakta ya da işten çıkartılmaktadır:
“Ben iyi şoförüm, affedersin, birkaç dili de bilirim. (…) Otobüs
şoförlüğü yaptım. Emekli oldum, sonra yine otobüs işine başvurdum, belgeleri ibraz ettim. Romanım diye, Serdar Mahallesi’nde
oturuyorum diye almadılar.” (Fehmi Acar, yaş 52, KOCROMDER
Başkanı, 30.09.2010)
Kimi durumlarda işten çıkartılmaların ana nedeni bu olmasa da, işsizleşen Romanların işten çıkartılmayı bu nedene bağladıkları açıktır.
62