Ayrımcılığı İspatlamak:
Güçlükler ve Olanaklar
Dr. Dilşad Çiğdem Sever1
Türkiye’de çok çeşitli temellere dayalı olarak ve oldukça yaygın biçimde
ayrımcılık yaşanmasına rağmen, ayrımcılık iddiasıyla açılan ve ayrımcılığın tespit edildiği dava sayısı çok azdır. Bunun nedenleri arasında
(a) var olan hukuk kültürü ve bu kültürde eşitlik algısının çok önemli
bir yer tutmaması, (b) yargının ayrımcılık iddiaları konusunda çekimser
olması, (c) ayrımcılık konusunun bilimsel çalışmalara az konu olması ve
hukuk eğitiminde fazla yer tutmaması, (d) ceza ve iş hukukuna ayrımcılıkla ilgili hükümlerin geç girmesi ilk bakışta sayılabilir. Ayrıca, dava sayısının azlığının bir nedeni de ayrımcılığa uğrayan kişilerin ayrımcılığı
tanımlayamaması ve/veya ayrımcılık iddialarını ispatlamanın güçlüğü
nedeniyle dava açmaktan kaçınmalarıdır.
Ayrımcılığı ölçmenin ve ispatlamanın diğer davalara göre zor olmasının
nedeni ayrımcı muamelenin öncelikle zihinsel bir süreç/niyet aşaması olması ve bu ayrımcı muamelenin bu ayrımcı niyetin sonucu olduğunun ispatlanmasının gerekmesidir. Bununla birlikte bu niyetin bilinçli olması da şart
değildir. Belli önyargılar ve kalıplar nedeniyle bilinçsiz biçimde de ayrımcılık
yapılması mümkündür. Yani, ayrımcılık durumunda farklı bir muamele ol1 Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi
81