rinden oluşan bir repertuvar var. Bu repertuvardan seçim(ler) yapıp yola devam etmek mümkün. Elbette repertuvar kapalı bir kutu değil, içine yeni eylem biçimleri eklemek mümkün. Kaldı ki, otoriter sistemler altında mevcut repertuvarlara sıklıkla yeni eylem biçimleri eklendiğini yapılan çalışmalar ortaya koymakta. Aşağıda yer alan şekil ve tablo bu kavramsallaştırmaların neleri içerdiğini resmediyor. Kaynak: M. Offerlé, “Kolektif eylem repertuvarlarına eleştirel dönüş (18.-21. yüzyıl)”, içinde Tarihsel Sosyoloji. Stratejiler, Sorunsallar, Paradigmalar, der. F. Ergut & A. Uysal, Dipnot Yayınları, 2012, s. 239. Daha detaylı bilgi için kaynak: M. Offerlé, “Kolektif eylem repertuvarlarına eleştirel dönüş (18.-21. yüzyıl)”, içinde Tarihsel Sosyoloji. Stratejiler, Sorunsallar, Paradigmalar, der. F. Ergut & A. Uysal, Dipnot Yayınları, 2012, s.241. Otoriter sistemlerde protestonun aldığı biçimler Mevcut literatür bize, otoriter sistemlerde protesto veya direniş denildiğinde en fazla akla gelen ülke ve coğrafyaların Ortadoğu ve özellikle İran (Bayat 2015, 2008, 2006; Rasler 1996; Kurzman 1996) ve Latin Amerika (Malhilde Arrigoni) deneyimleri olduğunu gösteriyor. İran’ın bu çalışmalarda özel bir yeri var. Söz konusu araştırmaların ortaklaştığı iki tespit otoriter sistemlerde protestoyu anlamak için yol gösterici: 1.Kapalı/baskıcı sistemlerde, yani siyasal sistem kapandıkça, protesto daha az örgütlü (hatta bireysel) ve daha az açık (örtük, gizli) olma olanağına sahiptir. 2.Baskının arttığı dönemlerde ve ülkelerde protesto sanat gibi daha nötr alanlara kayar. Ayrıca, mevcut çalışmalar otoriter sistemlerde duygulara seslenmenin, yani duyguların mobilizasyonunun önemine dikkat çeker (Bayat 2015; Jasper 2002; Aminzade 2001). 1. Bireysel ve örtük (gizli) protestolar Tiranlıklar yıkılır gider, aslolan hayattır Asef Bayat İktidar ne kadar tehdit ediciyse maske o kadar kalındır James Scott Bu tür protestolar, bir yandan gündelik yaşamın içinde gelişen, diğer yandan da gündelik yaşamı ilmek ilmek yeniden ören özelliktedir. Bireyseldir, ancak çok sayıda kişinin aynı amaca yönelik tekil girişimleri biçiminde görüldüğünden kolektif bir harekete dönüşme ihtimalini bünyelerinde barındırırlar. Bunlar, açıkça karşı çıkmak biçiminde değil, aksine gizli/örtük protestolardır. “Bu, bu kurdun gördüğü ilk kış değil” sözünden yola çıkan James Scott, tabi grupların direnişinin gizli biçimleri çerçevesinde, tahakküm altında sözün aldığı biçimler üzerine incelemeler yapar. Buna “politik kılık değiştirme sanatları” adını verir (Scott 1995: 190 vd.). Anonimlik (cin çarpması142, dedikodu, gece eylemleri, kılık değiştirmek, anonim şiddet, anonim mektup vs.), homurdanmak, kültürel örtülü direniş 142 İfadenin görece özgür bırakılabildiği ritüel bir alan sunar. Kişisel sorumluluk almadan, kişisel sorumluluk inkar edilebilecek biçimde memnuniyetsizliği ifade etme yolu olarak cin çarpması ve cinnet geçirme. “Ben yapmadım, yaptıran cin!” demenin yolu. 61

Hedef paragraf seç3