Toplantı ve Gösteri Hakkı İzleme Raporu Baskının ve toplumsal memnuniyetsizliğin üstesinden gelme (sadakat, ses çıkarma, kaçış) Albert Hirschman (1995) toplumsal memnuniyetsizliğin inşası ve onarılması meselesi üzerine düşünürken literatüre önemli bir kavram kazandırır: Dayanıklılık kayıtları. Bu kavram, toplumsal aktörlerin başlarına geleni adlandırmak, ona meydan okumak ve onun üstesinden gelmek için sahip oldukları, toplumsal ve tarihsel olarak yerleşik, bireysel ve/ veya kolektif pratik dağarcığını anlatır (Hirschman 1995; Offerlé 2012). Hirschman, Doğu Almanya örneğinden yola çıkarak, dayanıklılık kayıtları çerçevesinde “exit” ve “voice” kavramlarını geliştirir. • Exit: Bir şirketin hizmetlerinden memnun olmayarak o hizmeti o şirketten almaktan vazgeçmek düşüncesinden yola çıkar. • Voice: Bir durum karşısında ses çıkarma anlamına gelir. Hirschman, eğer exit varsa voice gelişmez der. Bununla birlikte, Doğu Almanya’nın bunun istisnasını oluşturduğunu söyler; çünkü burada exit ve voice birlikte gelişir. 1989’a kadar exit egemen strateji olup kişisel ve sessiz bir karar olarak kendisini gösterir. Buna karşılık duvar yıkılınca exit ve voice birlikte patlar: Bir grup “biz çıkmak istiyoruz” derken, diğer bir grup “biz kalmak istiyoruz” şeklinde sesini yükseltir. Burada küçük bir not düşüp exit’in sadece fiziki gidişleri anlatmadığını, daha geniş bir biçimde, ruhsal ve düşünsel gidişleri de içerdiğini belirtmek gerekir. Bu anlamda “delilik” de bir gidiş/kaçıştır. Günümüz Türkiye’sinde fiziki anlamda önemli sayıda yurttaşın başka ülkelere gittiğini biliyoruz. Kalanların önemli bir bölümü “hiçbir şey olmuyormuş gibi” yaşamayı tercih ediyor, haber izlemiyor, gazete okumuyor. Bu, çoğu örnekte bilinçli bir seçim. Kalanların diğer önemli bir bölümü de “ilişkiye aktif olarak katılarak, baskıyı yeniden üreterek” ve uzlaşarak yaşamını sürdürüyor. Kalıyorsak ve “suça da ortak olmuyorsak”, yani voice’a dair seçeneklerimiz neler? Kalıp ses çıkarmak istiyorsak, elimizde farklı eylem biçimle- 60

Hedef paragraf seç3