SEÇMELİ DİN DERSLERİ VE KİTAPL ARI HAKKINDA iNSAN HAKL ARI TEMELLi BiR DEĞERLENDiRME “İslam İnanç Esasları” başlığı altında Kur’an-ı Kerim dışında Allah’ın peygamberlerine indirdiği bütün kitaplara iman edilmesinin de inanç esasları içinde olduğu belirtilmiştir. Bu ifade diğer dinlere de saygı duyulmasının önünü açması anlamında önemlidir. Kastedilen kitaplar Tevrat, Zebur ve İncil’dir. Sadece bu kitaplara vurgu yapılması diğer dinlerin göz önüne alınmamasına yol açmaktadır ve bu, büyük bir eksikliktir. “Namaz Kılmanın Önemi” başlıklı ikinci ünitede Müslüman olan, ergenlik çağına gelmiş ve akıl sağlığı yerinde olan herkesin namaz kılmasının İslam’ın beş şartından birisi olduğu söylenmiş ve Şafii mezhebine göre namazın rükȗnları belirtilmiştir. Şafii mezhebinde nelerin farz olduğu, nelerin abdesti bozduğu da detaylıca anlatılmıştır. “Oruç ve Zekât” başlığı altında da Şafii inanışına göre nelerin orucu bozup bozmayacağı belirtilmiştir. Hatta yine nelerin zekât olarak kabulup edilip edilmeyeceği sayılmıştır. Bu bölümde Hanefi mezhebinden de bahsedilerek, nelerin zekâta tabi olduğu söylenmektedir. Şafiilik ve Hanefilik dışında başka mezheplere değinilmemesi kapsayıcı bir yaklaşım değildir. Daha önce de belirtildiği gibi, diğer din ve inanҫlara saygı gösterilmesi ve bunlara da eşit derecede yer verilmesi yansızlık ilkeleriyle de ilişkilidir. “Hac ve Kurban” başlıklı ünitede Allah’ın insanların makam ve mevkilerine, cinsiyetlerine ve derilerinin rengine değil kalplerine bakmakta olduğu belirtilmektedir. Burada sevgi ve saygı kavramlarına vurgu yapılması önemlidir, ancak kapsam AİHS’nin 14. ve MSHUS’un 26. maddelerindeki ayrımcılık yasağı ilkeleri doğrultusunda daha da genişletilebilir. Bu bölümde de yeniden Şafii mezhebine göre hac sırasında nelerin farz olduğu belirtilmiştir. “Kurban” başlığı altında da Şafii mezhebinde kurbanın sünnet olduğu söylenmiştir. Tam bu noktada neden sadece bu mezhebe değinildiği belirsizdir ve yukarda da belirttiğim gibi kapsayıcı ve yansız olma ilkeleriyle de uyumlu değildir. “Cihat” başlığı altında vatan savunması için gerektiğinde düşmanlara karşı silahlı mücadele verilmesi gerektiği ve bunun bir farz, yani ibadet olduğu belirtilmektedir. Bu noktada her türlü savaşı ve şiddeti reddeden vicdani retçilere bir kez daha değinmek yerinde olacaktır. Uluslararası insan hakları hukukunda da tanınan bu hakkı kullanan kişiler bu durumda ibadetini yerine getiremeyecektir ve dolayısıyla da “günahkâr” olacakları sonucuna varılabilir. Bu durum din ve inançların insan hakları hukukuyla ilişkili olmalı ilkesiyle de çelişki arz etmektedir. 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 3.2. Kur’an-ı Kerim Ders Kitapları Ortaokul 5. sınıfta okutulan ders kitabı iki üniteden oluşmaktadır. “Kur’an-ı Kerim ve Mesajı” başlıklı birinci ünitede şöyle denmektedir: “Anne-babaya ‘öf’ demeyi uygun görmeyen, başkalarına zarar vermeyi ve yalan söylemeyi yasaklayan ayetleri okuduğumuz halde anne-babamızı üzer ve yalan söylersek Kur’an’ı sevdiğimizi söylememiz ek154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 54 A.g.k., s. 29. A.g.k., s. 30. A.g.k., ss. 51-53. A.g.k., s. 61. A.g.k., s. 82. A.g.k., s. 91. A.g.k., s. 97. A.g.k., s. 103. A.g.k., s. 106. A.g.k., s. 109.

Hedef paragraf seç3