yerinden
olmuş
çocuklar
için
etkili
ve
önemli
bir
koruma
yöntemi
olarak
tanımlanmıştır.
Örneğin
okuldaki
yerinden
olmuş
çocuklar
silah
altına
alınma,
istismar
ve
sömürüye
karşı
daha
korunmalı
olabilirler.
Spor
gibi
eğitim
ve
eğlence
etkinlikleri,
çocuğun
çatışma
ve
yerinden
olmanın
sebep
olduğu
travmadan
kurtulmasına
yardımcı
olabilmektedir.
Yüksek
Öğretim
Kurulu
(YÖK)
tarafından
3
Eylül
2013
tarihinde
YÖK
Genel
Kurulu’nda
alınan
kararla,
Suriye
sınırındaki
illerde
bulunan
7
üniversitenin,
Suriyeli
mültecileri
“özel
öğrenci”
statüsünde
kayıt
etmelerine
olanak
tanıdı.
Genelgeye
göre,
sadece
2012-‐13
yılına
mahsus
olmak
şartıyla
mülteciler
hiçbir
belge
göstermeden,
yalnızca
“beyanla”
üniversitelere
“özel
öğrenci”
statüsü
ile
kayıt
olabilecektir.
Anayasa’nın
42.
maddesi
uyarınca
kimse
eğitim
ve
öğretim
hakkından
mahrum
bırakılamaz.
Ancak
yukarıda
adı
geçen
yönetmeliğin
27.
maddesi,
sığınmacı
ve
misafir
statüsünde
Türkiye’de
bulunan
kişilerin
öğrenim
imkanlarını
hükme
bağlı
tutmaktadır.
94/6169
sayılı
Yönetmelik
Madde
27:
Mülteci
ve
sığınmacıların
ülkemizde
kalacakları
süre
ile
sınırlı
olarak
öğrenim
görmeleri
ve
çalışmaları
genel
hükümlere
tabidir.
4.3.4.Barınma
Hakkı
Uluslararası
sözleşmelerde
barınma
hakkına
ilişkin
en
kapsamlı
düzenleme
ESKHS’nin
11.
maddesinde
yapılmıştır.
Maddenin
1.
paragrafındaki
düzenlemeye
göre
“...
Taraf
Devletler
herkesin,
yeterli
beslenme,
giyim
ve
konut
da
dahil
olmak
üzere,
kendisi
ve
ailesi
için
yeterli
bir
yaşam
düzeyine
sahip
olma
ve
�� yaşam
koşullarını
sürekli
geliştirme
hakkına
sahip
olduğunu
kabul
ederler.”
ESKHK,
4
No’lu
Genel
Yorum’da
ise
yeterli
konut
hakkının
sözleşmedeki
diğer
hakların
kullanımı
açısından
temel
bir
öneme
sahip
olduğunu
belirtmektedir.
Komite,
konut
hakkı
açısından
yeterliliğe
dikkat
çekmekte,
kast
edilenin
“kişinin
sadece
maddi
anlamda
bir
konuta
sahip
olması
değil;
aynı
zamanda
güvenli
bir
yerde,
barış
içinde
ve
onurlu
bir
şekilde
yasayabilmesi...”
olduğu
da
ayrıca
ifade
edilmektedir.
Barınma
hakkı
Anayasa’nın
57.
maddesinde
“Devlet,
şehirlerin
özelliklerini
ve
çevre
şartlarını
gözeten
bir
planlama
çerçevesinde,
konut
ihtiyacını
karşılayacak
tedbirleri
alır,
ayrıca
toplu
konut
teşebbüslerini
destekler.”
şeklinde
yer
almaktadır.
Türkiye’de
geçici
süre
ikamet
eden
sığınmacı
ve
mülteciler
kalacakları
konutları
kendi
imkânlarıyla
temin
etmek
zorundadırlar.
Çoğu,
maddi
imkânsızlıkları
nedeniyle
kötü
şartlar
altındaki
bina
ve/veya
evlerde,
yetersiz
koşullarda
yaşamak
zorundadır.
15