SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU
lı ayrımcılık yasaklanmıştır. Ayrıca, kolluk kuvvetlerinin de bir toplantı sırasında meydana gelen suç fillerinin işlenmesinde ayrımcılığın payının olup olmadığını da soruşturma
yükümlülüğü vardır (örneğin toplantı katılımcılarına fiziksel saldırı yapıldığında).
51. Belli bir etnik, ulusal veya dini grubun üyeleri tarafından düzenlenen toplantıların çoğunlukla başka bir grubun üyelerinin bulunduğu bir bölgede yapılmasının yasaklanması
veya topyekûn kaldırılmaya çalışılması tecridi destekleyen bir hareket olarak yorumlanmakta olup BM Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına Dair Sözleşme’nin
3. Maddesine aykırı bir durumdur. Bu Sözleşme’nin 3. Maddesine göre: Taraf Devletler
ırkların ayrı tutulmasını ve apartheid’i özel olarak kınar ve kendi egemenlikleri altındaki topraklarda bu nitelikteki bütün uygulamaları önlemeyi, yasaklamayı ve yok etmeyi
üstlenirler.
52. Aşağıdaki bölüm, toplumun özgürlükleri bazen yeterince korunmayan belli kesimlerinin barışçıl toplantı özgürlüğü hakkını koruyan anahtar insan hakları hükümlerinin
altını çizmektedir.
53. Gruplar, Kayıtlı Olmayan Örgütler ve Tüzel Kişiler: Barışçıl toplantı özgürlüğü
hem bireylerin hem de kurumsal yapıların yararlanabileceği bir haktır (aşağıda Bulgaristan Toplantı ve Gösteri Kanunu’ndan yapılan alıntıda ifade edildiği gibi). Barışçıl toplantı
özgürlüğünün uygulamada korunmasını sağlamak için Devletler herhangi bir kamusal
örgütlenmenin zorunlu olarak kaydedilmesi şartını kaldırmalı, yurttaşların formel ve formel olmayan örgütlenmeler kurma hakkını güvence altına almalıdır (Bkz. Örgütlenme ve
Toplantı Özgürlüğü paragraf 105 ila 106).
54. Azınlıklar: Kamusal toplantılar düzenleme ve bunlara katılma özgürlüğü azınlık ve
yerli grupların üyeleri açısından güvence altına alınması gereken bir haktır. Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıklar Çerçeve Sözleşmesi’nin 7. Maddesine göre (1995): ‘Taraf Devletler
ulusal azınlıklara mensup bütün bireylerin barışçıl toplantı özgürlüğüne, örgütlenme özgürlüğüne, ifade özgürlüğüne ve düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne saygı gösterilmesini güvence altına alacaktır.’ BM Ulusal, Etnik, Dinsel ve Dilsel Azınlıklara Mensup Kişilerin Haklarına Dair Bildirgeye göre (1992) 3 (1): ‘azınlıklara mensup kişiler haklarından…
hem bireysel hem de gruplarının diğer üyeleriyle birlikte ayrımcılığa maruz kalmaksızın
yararlanabilirler’. 7. Paragrafta ifade edildiği üzere, ‘demokrasi daima çoğunluğun görüşlerinin geçerli olacağı anlamına gelmekten ibaret değildir: azınlıklara adil ve uygun
davranılmasını sağlayacak ve egemen konumun istismar edilmesini önleyecek bir denge
kurulmalıdır.’
55. Yurttaş Olmayanlar (Devletsiz kişiler, mülteciler, yabancı devlet yurttaşları, sığınmacılar, göçmenler ve turistler): Uluslararası insan hakları hukuku yurttaş
olmayanların ‘barışçıl toplantı hakkından yararlanmasını gerektirir. Bu nedenle, yasaların bu hakkı sadece kendi vatandaşlarını değil, Devletsiz kişileri, mültecileri, yabancı
Devletlerin vatandaşlarını, sığınmacıları, göçmenleri ve turistleri de kapsayacak şekilde
düzenlenesi gerekmektedir. Ancak AİHS’in 16 maddesine göre: ‘10, 11 ve 14. maddelerin
hiçbir hükmü, Yüksek Sözleşmeci Taraflar’a yabancıların siyasal etkinliklerine kısıtlama getirmelerini yasakladığı anlamında değerlendirilemez.’ 16 Maddenin uygulanması
vatandaş olmayan kişilerin doğrudan ulusal güvenliğe yük getiren söylemleri ile sınırlı
kalmalıdır. Vatandaş olmayan kişilerin, örneğin ulusal göç kanunlarını veya politikalarını
sorgulayan bir toplantıya katılmasını engelleyen hiçbir şey yoktur. Ulus ötesi protesto
hareketlerindeki artış da vatandaş olmayan kişilerin toplantı özgürlüğünün kolaylaştırılmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
12