SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU
ancak tartışma götürmez zorunlu durumlar olmalıdır. Son olarak, yasa, özellikle de
devlet yetkililerine takdir yetkisi veren hükümler bakımından açık olmalıdır. Aynı
zamanda kesin ve net olmalı, kamunun katılımını ve denetimini sağlayan demokratik
bir süreçle kabul edilmiş olmalıdır.
10. İlke: Kısıtlamaların orantılı olması
45. Orantılılık ilkesi, hem UMSHS’ye hem de AİHS’e nüfuz etmiş bir ilkedir ve hakların sınırlandırılması bakımından özel bir öneme sahiptir. Birleşmiş Milletler İnsan
Hakları Komitesi de derogasyon uygulanabilecek haklara getirilen kısıtlamaların
meşruiyetini orantılılık ilkesini esas alarak değerlendirmiştir. Bir temel özgürlüğün
kullanılmasına devletin yapacağı müdahalenin demokratik bir toplumda gereklilik
ilkesinin sınırlarını aşmamasını sağlamak, birbirini dengeleyen bütün menfaatler
arasında makul bir denge gözetilmesini ve seçilen müdahale yönteminin söz konusu
menfaatlere hizmet etmek için en az kısıtlayıcı yöntem olmasını gerektirir.
AİHM, bir gösteri içeriğinin “rahatsız” bulunması, çoğunluk görüşünü temsil etmemesi
ya da ayrılıkçı düşünceleri içermesi nedeniyle izin verilmemesini 11. maddenin ihlali
anlamına geleceğine hükmetmektedir (Stankov v. Bulgaria, Barankevich v. Rusya ). Ancak belli bir grubu aşağılayıcı/ırkçı söylemler durumu istisna kabul edilmiştir (Vona v.
Macaristan).
46. Mevzuat aşamasında bu ilke, örgütlenme özgürlüğü hakkına karşı planlanan bir
müdahalenin demokratik bir toplumda gerekçe olup olamayacağı ve seçilebilecek
bütün olası yöntemler arasında en az müdahaleci yöntem olup olmadığının değerlendirilmesi yoluyla uygulanmalıdır. Bu nedenle, herhangi bir kısıtlamanın daha az
müdahaleci bir eylemle gerçekleştirilemeyecek meşru bir amaca hizmet ettiğini ispat
etme yükü devlete ait olmalıdır.
47. Orantılılık ilkesi özellikle bir örgütün yasaklanmasına veya kapatılmasına karar
verme aşamasında değerlendirme yaparken hayati önem taşır. AİHM, her türlü yasaklamanın veya kapatmanın, bir örgütün ancak yakın bir şiddet tehdidi oluşturan
davranışlarda bulunması veya yasayı başka şekilde ağır bir biçimde ihlal etmesi gibi
durumlarda daima en son çare olması gerektiğini tekrar tekrar ifade etmiştir. Bunun
ötesinde, orantılılık ilkesi yasaklama veya kapatmanın asla ufak tefek ihlaller için
kullanılmamasını gerektirir.
48. Pratikte, her türlü kısıtlama durumun kendine özgü koşullarını esas almalıdır
ve genel geçer kısıtlamalar uygulanmamalıdır. Buna göre, mevzuatta örgütlerin
belli eylemlerden veya eylemsizliklerden dolayı, duruma özgü koşullara bakılmaksızın doğrudan yasaklanmasını veya kapatılmasını öngören hükümler yer
almamalıdır.
11. İlke: Hak ihlali durumunda etkili başvuru hakkı
49. Örgütler, kurucuları ve üyeleri, örgütlenme özgürlüğü, ifade ve kanaat özgürlüğü
ve toplantı özgürlüğü hakları başta olmak üzere, temel haklarını etkileyen her türlü
kararla ilgili etkili bir başvuru yoluna sahip olmalıdır. Bu ilke, örgütlere hem yetkililerin kararlarına veya eylemsizliklerine karşı hem de örgütlerin kaydı, tüzükleriyle
ilgili şartlar, faaliyetleri, yasaklanmaları ve kapatılmaları veya ceza almaları ile ilgili
mevzuatta yer alan her türlü diğer gerekliliğe karşı itirazda bulunma veya bunların
30