SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU
lüğü, mümkün olduğu ölçüde, düzenlemeye tabi olmaksızın kullanılmalıdır. Kanunlarda açıkça yasaklanmayan her şeye izin verildiği karinesi üzerinden hareket edilmeli ve
toplanmak isteyenlerin bunun için izin almaları gerekmemelidir. Karinenin bu özgürlük
lehine olduğu kanunda açık ve net bir şekilde yer almalıdır.
2.2 Devletin barışçıl toplantıları kolaylaştırma ve koruma konusundaki pozitif
yükümlülüğü. Bu özgürlüğün pratikte kullanılmasını ve gereksiz bürokratik engellere
tabi olmamasını sağlamak için yeterli mekanizma ve prosedürleri tesis etmek devletin
temel sorumluluğudur. Devlet özellikle kamusal toplantıların düzenleyicilerin tercih ettiği yerde yapılmasını kolaylaştırmalı ve korumalıdır; ayrıca, düzenlenecek toplantıların
duyurulması için bilgi yayma çabalarının da engellenmemesini sağlamalıdır.
2.3 Yasallık. Uygulanan her türlü kısıtlama yasalara dayanmalı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile diğer uluslararası insan hakları belgelerine uygun olmalıdır. Bu amaç
doğrultusunda, otoritelere verilen takdir hakkının çerçeveye alınması için iyi tasarlanmış
bir mevzuat elzemdir. Yasanın kendisi de uluslararası standartlarla uyumlu olmalı ve bir
davranışın yasayı ihlal edip etmeyeceğini, ihlal halinde ise olası sonuçların ne olabileceğini bireyin önceden değerlendirmesini sağlayacak yeterlilikte kesinliğe sahip olmalıdır.
2.4 Orantısallık. Toplantı özgürlüğüne getirilen her hangi bir kısıtlama orantısal olmalıdır. Otoriteler tarafından meşru amacı gerçekleştirmek için daima en az müdahaleci olan
yollar tercih edilmelidir.
Orantısallık ilkesi, otoritelerin rutin bir şekilde bir etkinliğin niteliğini temelden değiştirecek, toplantıların şehrin daha az merkezi olan yerlerine çekilmesi gibi kısıtlamalar
getirmemelerini gerektirmektedir.
Yasal sınırlamaların genel geçer bir şekilde uygulanması aşırı kapsayıcı olma eğilimi göstermekte ve durumun kendine özgü koşulları düşünülmediği için orantısallık ilkesine
uymamaktadır.
2.5 Ayrımcılık yapmama. Barışçıl toplantı özgürlüğü herkes tarafından kullanılmalıdır. Toplantı özgürlüğünü düzenlerken ilgili yetkililer herhangi bir temelde hiçbir birey
veya gruba ayrımcılık uygulamamalıdır.
Kamusal toplantılar düzenleme ve bunlara katılma özgürlüğü bireyler, gruplar, kayıtlı olmayan örgütlenmeler, tüzel kişiler ve kurumsal yapılar; etnik, ulusal, cinsel ve dini azınlık grubu üyeleri, yurttaşlar ve yurttaş olmayanlar (devletsiz kişiler, mülteciler, yabancı
devletlerin yurttaşları, sığınmacılar, göçmenler ve turistler dâhil); çocuklar kadınlar ve
erkekler; kolluk kuvvetleri personeli; akıl hastalığı olan kişiler de dâhil olmak üzere tam
hukuki ehliyete sahip olmayan kişilerin hepsi için güvence altına alınmalıdır.
2.6 İyi idare. Toplantı özgürlüğünün düzenlenmesi ile ilgili hangi kurumun karar alma
sorumluluğuna sahip olduğu konusunda kamuoyu bilgilendirilmeli ve bu durum kanunlarda açık bir şekilde yer almalıdır. Düzenleme yetkisine sahip otorite, prosedürler
ve işleyiş konusunda kamuoyunun güvenilir bilgiye yeterli erişiminin olmasını sağlamalıdır. Kamusal toplantı düzenleyenler ve hak ve özürlükleri bir toplantıdan doğrudan
etkilenecek olanların düzenleyicilere makamlara doğrudan sözlü ve yazılı bilgi verme
fırsatı olmalıdır. Düzenleme süreci mevcut bilgilerin tümünün adil ve objektif bir şekilde değerlendirilmesini sağlamalıdır. Bir toplantıya getirilebilecek herhangi bir kısıtlama
gecikmeksizin yazılı olarak toplantının düzenleyicisine bildirilmeli, her bir kısıtlamanın
6