I. Ulusal Azınlıkların Seçim Süreçlerine Katılımı üzerine AGİT Taahhütleri ve Diğer Uygulanabilir Uluslararası ve Bölgesel Standartlar
oy usulüyle, insanların fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri koşulları sağlayan
özgür seçimler düzenlemekle yükümlüdür.”
Başlangıçta 1 Numaralı Protokol’ün 3. Maddesi, başvurucular tarafından AİHM’e taşınabilecek bir insan hakkı olarak değil, yalnızca devletler için bir sorumluluklar seti olarak ortaya
konmuştu. Mahkeme daha sonra bu yorumunu değiştirdi ve 1987’den beri 3. Madde’yi seçme ve seçilme hakları üzerinden katılım haklarının ifadesi olarak değerlendiriyor. Dolayısıyla
özgür seçimlere katılım hakkı da tamamen olgunlaşmış bir insan hakkı olarak kabul edildi26.
Avrupa Konseyi seçim hakları söz konusu olduğunda, herhangi bir ulusal azınlıkla ilişkili
olmaya dayanan ayrımcılığı yasaklar. Madde 14 açık bir şekilde “bir ulusal azınlık mensubu olmaya” dayanan ayrımcılığı yasaklar.
Önceleri ayrımcılık yapmama prensibinin uygulaması pratikte sınırlıydı, 14. Madde’ye
ancak AİHS’te geçen temel haklar, yani bir bireyin örgütlenme özgürlüğü veya seçim
hakları gibi haklar üzerinden ayrımcılık ortaya çıktığı zaman başvurulabilirdi. Ancak bu
durum AİHS’e ek 12. Protokol’ün kabulüyle değişti. Ayrımcılık genel, bağımsız ve müstakil bir şikâyet temeli haline geldi. 12. Protokol ile birlikte bir davacı AİHS’te geçen spesifik haklara referans vermeden ayrımcılık suçlaması yapabilmektedir27.
AİHS ve protokolleri altında insan hakları hukukunun önemli bir yanı AİHM tarafından
yasal olarak korunuyor olmalarıdır, mahkeme bireysel başvuruları ve devletlerarası vakaları
değerlendirmektedir. Mahkeme’nin hükümleri ve diğer kararları taraflar için bağlayıcıdır ve
hükümlerin infazı Avrupa Konseyi’nin Bakanlar Komitesi tarafından denetlenmektedir28.
1998’te yürürlüğe giren Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Antlaşması (FCNM)’nin
1995’te kabul edilmesinden bu yana Avrupa Konseyi azınlık haklarının daha etkili korunmasını sağlayabiliyor. FCNM tamamıyla ulusal azınlıkların etkili korumasına adanmış
ilk uluslararası antlaşmadır. Denetleme mekanizması, Konsey’in Bakanlar Komitesi’nin
düzenli ülke raporlarını uzman bir yapının yardımıyla –Ulusal Azınlıkların Korunması
Çerçeve Antlaşması Danışma Komitesi (ACFC)- değerlendirmesine dayanır.
Ulusal azınlıkların katılımı düşünüldüğünde FCNM 15. Madde belirtir ki:
“Taraflar ulusal azınlık mensubu insanların kültürel, sosyal ve ekonomik hayata
ve kamusal işlere, özellikle de onları etkileyenlere etkili katılımlarını sağlayacak
gerekli koşulları yaratmalıdır.
15. Madde’nin yorumlanması konusunda ulusal azınlık mensuplarının etkili katılımlarının karar verme mekanizmaları ve hem ulusal hem de yerel düzeylerde seçilmiş kurullara katılımlarını içerecek şekilde genişlemesi gerektiği konusunda bir görüş birliği söz
konusudur29. ACFC devletlerin takdir payı olduğunu kabul etmekle birlikte30, ulusal azın26 AİHM’in yorumu Mathie-Mohin v. Belçika davası sonunda 2 Mart 1987 tarihli hükümle kabul edilmiştir. Daha
fazla yorum için, bakınız A.H.Robertson ve J.G. Merrills, Avrupa’da İnsan Hakları (Manchester ve New York: Manchester Üniversitesi Yayınları, 1994), sf. 226.
27 Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi Protokol No. 12. Bugüne kadar Avrupa
Konseyi üyesi 47 ülkeden 18’i tarafından onaylanmıştır.
28 Azınlık hakları üzerine içtihat hukukundaki gelişmelere dair Avrupa Azınlık Meseleleri Yıllığı’nın düzenli raporlarına bakınız (Leiden, Boston: Martinus Nijhoff Yayınları).
29 Genel olarak bakınız, Etkin Katılım Üzerine Yorum, parag. 90-93
30 “Takdir payı” kavramı Avrupa Konseyi’nin ulusal otoritelere, AİHS altında kendi yükümlülüklerini yerine
getirirken tanıdığı karar verme yetkisidir. Daha fazla bilgi için, Avrupa Konseyi websitesinde “takdir payı” başlığına
bakınız:<http://www.coe.int/t/dghl/cooperation/lisbonnetwork/Themis/ECHR/Paper2_en.asp/
15