Ulusal Azınlıkların Seçim Süreçlerine Katılımını Teşvik Etme ve İzleme üzerine El Kitabı
tından muaf tutulmayla da birleştirilebilir. Devletler seçim depozitolarının, katkıların
ve harcama sınırlarının, seçilme yeterliliği eşiklerinin ve seçim çerçevesinin diğer
parametrelerinin boyutlarını belirlerken, ulusal azınlıkların katılımına yaptıkları etkiyi hesaba katmalı ve eğer gerekirse ulusal azınlıkların seçim süreçlerine etkin katılımlarının orantısız şekilde sınırlanmadığından emin olacakları hedef odaklı tedbirler
almalıdırlar.
Bazı durumlarda, azınlık katılımını arttırmayı hedef alan özel tedbirler ulusal azınlık
mensubu olmayan kişilerce de kullanılabilir ve bu durum, bu özel tedbirlere bir takım kısıtlamalar veya kriterler getirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Bu sınırlamalar meşru olsalar
dahi kötüye kullanımın önlenmesi amacıyla orantılı olmalıdır.
3. Örgütlenme Özgürlüğü
Örgütlenme özgürlüğü, ulusal azınlıkların katılımlarını sağlamak da dâhil olmak üzere,
demokratik sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Sivil toplum örgütleri (STÖ) ve topluluk
temelli örgütler gibi sivil toplum grupları oluşturma ve siyasi parti kurma hakkını güvence altına alır. Bu tür kamusal örgütlenmeler ulusal azınlıkları destekler ya da onları
temsil edebilir.
Örgütlenme özgürlüğü kavramının içerdiği haklar: (a) bir siyasi parti veya örgüt kurma;
(b) bir siyasi parti veya örgüte katılma ve (c) parti için seçim araştırmaları yürütme ve
kampanya yapma gibi hakları da içeren siyasi partinin yasal etkinliklerine katılma hakkıdır. Bu haklar bir devletin anayasasında açıkça belirtilebilir veya (daha az önerilir şekilde)
sıradan yasal mevzuat ve mahkemelerle detaylandırılabilir.
Devletler örgütlenme özgürlüğüyle ilgili uluslararası hukuka uymalıdır. Bu, onanmış sözleşmeler ve siyasi bağlayıcılığı olan belgeleri de içeren bir dizi uluslararası insan hakları
aracında ortaya konmuştur46.
Ayrıca, Kopenhag Belgesi’nin 7.6 numaralı paragrafına göre, AGİT taraf Devletleri “birey ve grupların tam özgürlükle kendi siyasi partilerini veya diğer siyasi örgütlenmeleri
kurmaları hakkına saygı göstermeli ve böyle siyasi parti ve örgütlere, hukuk önünde ve
yetkililerce eşit muamele görmek üzere birbirleriyle rekabet etmelerine fırsat tanıyacak
gerekli yasal güvenceleri sağlamalıdır.”
Örgütlenme özgürlüğüyle ilgili uluslararası hukuk, bireyler ve örgütlerin: (a) vatandaş,
mukim, mülteci ya da yabancı olsun herhangi bir kimseyle ortaklaşma; (b) bir örgüt kurma; (c) örgütün amacını, belirleyici özelliklerini ve iç işleyiş kurallarını belirleme; (d) ve
ayrımcılık yapmadan örgüte kimin katılıp katılamayacağına karar verme özgürlüğüne
sahip olduklarını kabul eder47.
Bu yaklaşım siyasi partiler de dâhil olmak üzere tüm örgütler için geçerlidir. Aynı zamanda ulusal azınlıkları temsil eden kültürel ve topluluk örgütlenmeleri veya azınlık
haklarını destekleyen STÖ’ler için de geçerlidir. Devletler örgütlerden üyelik tabanlarını
çeşitlendirmelerini talep edebilir ancak bir devlet ulusal azınlıkların siyasi parti de dâhil
46 Bunlar, Kopenhag Belgesi 7.6, 32.6, 35 ve 38 numaralı paragrafları; MSHUS Madde 22’yi; AİHS Madde 11’i;
FCNM Madde 7’yi ve BM Ulusal veya Etnik, Dinsel veya Dilsel Azınlıkların Hakları Bildirgesi 2. Maddesini içerir.
47 Bakınız FCNM Madde 3, paragraf 1, “Ulusal azınlık mensubu her birey, azınlık olarak muamele edilip edilmeyeceğini özgürce kendi seçme hakkına sahip olmalıdır ve bu seçimin sonucunda veya bu seçime bağlı olan haklarından
yararlanmada herhangi bir dezavantaja maruz kalmamalıdır.”
20