Ekler HCNM, Ulusal Azınlıkların Etkin Katılımına Dair Lund Tavsiyeleri ve Açıklayıcı Not, 1999 II. KARAR ALMA SÜREÇLERİNE KATILIM B. Seçimler 7) Avrupa ve başka yerlerdeki deneyimler, azınlıkların siyasal alana katılımlarına olanak sağlanması için seçim sürecinin önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Devletler, ayrım gözetmeksizin seçme ve seçilme hakkı da dahil olmak üzere, ulusal azınlıklara mensup kişilerin kamusal işlerin yürütülmesinde yer alma hakkını garanti etmelidirler. 7) Serbest, adil ve periyodik seçimler yoluyla kurulan temsili hükümet biçimi çağdaş demokrasinin en önemli göstergesidir. Temel amaç, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 21(3) Maddesindeki ifadeyle Lund Tavsiyeleri 23 “Halkın iradesi hükümet otoritesinin temelidir”. Bu temel standart, evrensel ve Avrupa düzeyindeki sözleşmelerde; başlıca, Sivil ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 25. Maddesinde ve İnsan Avrupa Hakları Sözleşmesi’ne Ek I. Protokol’ün 3. Maddesinde ayrıntılı olarak ifade edilmiştir. AGİT katılımcısı Devletler bakımından, Kopenhag Belgesi’nin 5. ve 6. Paragrafları “bütün insanların doğasında var olan onurun ve eşit ve vazgeçilemez hakların tam olarak ifade edilebilmesinin temelini oluşturan adalet unsurlarından olan”, “periyodik ve meşru seçimler yoluyla serbestçe ve adil bir şekilde ifade edilen halk iradesi, her hükümetin otoritesi ve meşruiyetinin temelidir” demektedir. Bu yükümlülükleri yerine getirmekte kendilerine özgü yöntemler seçme konusunda geniş bir hareket serbestisine sahip Devletler, bunu yaparken ayrım gözetmemeli ve olabildiğince yüksek oranda bir temsil hakkı sağlamayı amaçlamalıdırlar. Bu konu Birleşmiş Milletler düzeyinde, İnsan Hakları Komitesi’nin 25. Maddeye ilişkin 25 No’lu Genel Yorum’unun (57. Oturum 1996) 12. Paragrafında “ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, oy kullanma hakkından etkin bir şekilde yararlanmanın temel koşuludur ve bu özgürlükler tam olarak korunmalıdır. [...] Oy kullanmaya ilişkin bilgi ve materyallerin azınlık dillerinde sağlanması gerekir.” biçiminde açıklanmıştır. Daha da ötesi, 25 No’lu Genel Yorum’un 5. Paragrafı “kamusal işlerin idaresi [...], siyasal erkin kullanımıyla; özellikle yasama, yürütme ve idari erkin kullanımıyla ilgili geniş bir kavramdır. Kamu yönetimini ve uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerdeki politikaların formüle edilmesini ve yürütülmesini bütün yönleriyle içerir” diyerek konuyu açıklığa kavuşturmaktadır. Hiçbir seçim sisteminin çeşitli görüş ve çıkar perspektiflerinden soyutlanamayacağından hareketle, Devletler, kendi özgül koşullarında en fazla temsil hakkıyla sonuçlanacak bir seçim sistemi benimsemelidirler. Bu, aksi takdirde yeterli düzeyde temsil edilemeyecek olan ulusal azınlıklara mensup kişiler açısından özellikle önemlidir 8) Siyasi partilerin kuruluşu ve faaliyetlerine ilişkin mevzuat, uluslararası hukukun örgütlenme özgürlüğü ilkesine uygun olmalıdır. Bu ilke, özellikle belirli bir topluluğun çıkarları doğrultusunda tanımlanmamış olan siyasi partilerin yanı sıra topluluk kimliklerine dayanan siyasi partiler kurma özgürlüğünü de kapsar. İlke olarak, demokrasilerde insanların politik örgütlenme biçimlerine - barışçıl amaçlı olduğu ve başkalarının haklarına saygı gösterildiği sürece- müdahale edilmemelidir. Bu, aşağıda sözü edilen belgeler Eylül 1999 24 dahil, çok sayıda uluslararası belgede ifade edilmiş olan örgütlenme özgürlüğü ile ilgili bir konudur: Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin 20. Maddesi; Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 22. Maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. Maddesi; ve Kopenhag Belgesi’nin 6. Paragrafı. Ulusal azınlıklara 53

Hedef paragraf seç3