AYRIMCILIK, NEFRET SÖYLEMI VE MEDYA
kefeli olmaz. Bir gruba odaklanarak şiddet çözülmez. Artar. Burada ideolojik bir işgal hareketi söz konusu. Amaç korumaksa çocuklar, yaşlılar daha fazla korunmaya muhtaç. Aile Bakanlığı’nda onlar neden konuşulmuyor? Hiçbir hükümet bir avuç marjinali memnun etmek için
milyonlarca seçmeni gözden çıkaramaz. Gerçekçi ve bütüncül bakalım’
şeklinde konuştum. Ve dünya cahili, hukuk cahili, sinir küpü o güruhtan
hayatımda görmediğim sözel şiddeti, hakareti, saldırıları gördüm. Bakanlık bürokratlarının bile gözleri korktu. Pısıp sustular. Bir saate yakın
söz istedim. Tekrar tekrar o saldırganlara söz verdiler, beni göz ardı
ettiler. Ben de mecburen toplantıdan ayrıldım.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Bakanımızın durduğu yer
bellidir. Milletin yanıdır. Fakat Bakanlık bürokrasisi işgal edilmiş.
Devşirmelerle dolu. Ezikler. Yenikler. Bu gaflet ve dalalettir. Feminizm bir beşinci kol faaliyetidir. LGBT küresel kültür emperyalizminin aracıdır.
Beni böyle ihanet toplantılarına bir daha çağırmayın. Bu ifşaatı
yapmak zorunda kaldım. Çünkü bu milletin önümüzdeki on yılının
gündemini de bir avuç marjinalin belirlemesini vicdanım kabul etmiyor. Bu gidişi durduralım. Her tür şiddetle mücadelenin makul yollarını bulalım.”
Bu örnekte, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve İstanbul sözleşmesine dair bakanlık tarafından yapılan bir toplantıda kadınların kendilerine dair bir konuda söz söylemesine dayanamayan bir erkeğin yaşadığı histerinin sonucu olarak cinsiyetçi söylemlerin ardı ardına sıralandığı
görülmektedir. Üstelik Türkiye’de her gün kadınların erkekler tarafından öldürülmesine ve şiddetin engellenmesine karşı yapılan bir toplantı sonrası erkek akademisyenin yaptığı açıklama durumun vahametini
göstermesi açısından da dikkat çekicidir. Söz hakkını az kullandığını ve
kadınların argümanlarıyla baş edemediğini iddia eden ve bu duruma öfkelenen erkek akademisyen duyduğu öfke karşısında tüm kadınları “beşinci kol faaliyeti” yapan, “işgalci”, “şirret”, “bir avuç marjinal”, dini ve
etnik kimliğe uygun davranmayan ve ülkenin geleceği için tehlike arz
eden vb. “Öteki”ler olarak kodlamakta ve onlara karşı bir şey yapılması
gerektiği çağrısını takipçilerine ve cumhurbaşkanına sosyal medyadan
yaparak kadınları hedef göstermektedir.
55