AYRIMCILIK, NEFRET SÖYLEMI VE MEDYA
Bütün bu örnekler aslında mecra değiştikçe yeni ırkçı söylemlerin
niteliğinin de değiştiğini göstermektedir. Yerel, ulusal, sosyal medyanın
ırkçı söylemleri üretirken kullandığı dil de, sözcükler de, vurgular da
belirgin bir şekilde ayrışabilmektedir. Örneğin, yukarıda “İsrail’in sürtük bakanı nefret kustu” şeklindeki haberde tercih edilen sözcükleri ana
akım basında kolay kolay görmek zordur. Ya da sosyal medyada daha
bireysel bir görünüm arz eden, örneğin, Batman’da uzman çavuş Musa
Orhan tarafından uğradığı cinsel saldırı sonrası intihar eden İpek Er
vakası yanında aynı dönemde Sakarya ve Kocaeli’nde mevsimlik çalışan
Kürt işçilerin saldırıya uğramasının ardından bir genç kadının sosyal
medyadan “Çavuşumuz koydu, Sakarya koydu, Afyon koydu” şeklindeki ırkçı ve cinsiyetçi5 videosunda olduğu gibi ırkçı söylemlerin biçimi de
mecra değiştikçe değişebilmektedir.
Irkçı söylemin ana akım yazılı basından seçilen “Rus kadınlar kocalarını en çok Türkiye��de aldatıyor” başlıklı haberinde olduğu gibi medya
profesyonelleri tarafından üretilen ırkçı söylemler hem sınıf, ırk, etnik
köken ve benzerine dayanan, genel anlamda yaygın ayrımcılık pratiklerinin evrensel insan hakları bağlamında uluslararası ve ulusal yasal
önlemler alınarak engellenmesi hem de gazetelerin künyelerinin, sahiplerinin bilinir oluşu ve ticari, ideolojik gibi pek çok kaygı nedeniyle
medya daha dolaylı ve üstü örtüktür. Dolayısıyla ırkçılığın yasaklanmış
olması en açık ırkçı yargıların bile, söylemler içine yumuşatılarak veya
inkâr edilerek yerleştirilmesinde rol oynamaktadır. Ayrıca daha önce
de vurgulandıǧı gibi ırkçı yargıların medya profesyonellerince üretilen
söylemler içine yerleştirilmesi daha planlı bir süreci gerektirmektedir.
Bu türden bir ırkçılık daha çok dilsel ve söylemsel araçlarla oynama becerisine bağlı olarak dolaylı, üstü örtük şekilde üretilmektedir.
Sonuç Yerine
Irkçılık günümüzde dilsel ve söylemsel araçları kullanarak yoğun bir
şekilde medya aracılığında üretilmekte ve dolaşıma sokulmaktadır. Bu
açıdan yasaklanmış olsa bile ırkçılığın yok olmadığı, başka bir şekle
büründüğü, gündelik yaşamın her alanında kendine yer bulduğu, ref5 Bkz.https://t24.com.tr/video/tecavuzcu-musa-orhan-i-ve-irkci-saldirilari-oven-videoya-tepki-yagdi,32391
59