BAĞIMSIZ SEÇİM İZLEME PLATFORMU 10 AĞUSTOS 2014 CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ GÖZLEM RAPORU Cumhurbaşkanı Seçimi mevzuatı ve uygulamaya ilişkin sorunlar 19.01.2012 tarihinde kabul edilen 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’yla düzenlenen Cumhurbaşkanı Seçimi Türkiye’nin seçim geleneğinden tamamen farklı yeni bir seçim türü ve sistemini de beraberinde getirdi. Bu seçim, adayların siyasi bir partiyle ilişkili olmaması, tarafsız ve sorumsuz bir makama ilişkin olması gibi unsurlar nedeniyle diğer seçimlerden farklıdır. Seçimin yönetimi ve genel ilkeleri (açık, genel oy vb.) bakımından diğer seçimlerle çok farklılık taşımamakla birlikte aday gösterme, propaganda ve finansman bakımından önemli farklılıklar içerir. Seçilme Yeterliliği ve Aday Gösterilme 6271 sayılı Kanunun 6. maddesine göre kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip her Türk vatandaşı cumhurbaşkanı adayı olabilir. Bu koşullar içerisinde en çok eleştirilen noktalardan biri, yüksek öğrenim yapmış olma koşulunun eğitim bakımından ayrımcılık oluşturmasıdır. Milletvekilliği, bakanlık veya başbakanlık için aranmayan bu koşulun demokratik bir seçimle iş başına gelecek cumhurbaşkanı için aranmasında, farklı muameleyi meşru kılacak herhangi bir haklı neden bulmak güçtür. Aday olabilme açısından bir başka nokta, cumhurbaşkanı her ne kadar halk tarafından seçilecek olsa da, aday gösterme bakımından mecliste grubu olan siyasi partilerin tek başına belirleyici olmasıdır. Kanunun 7. maddesine göre Cumhurbaşkanlığına aday gösterilecek kişinin yazılı muvafakati olmak koşuluyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi en az yirmi milletvekilinin yazılı teklifiyle mümkündür. Ayrıca “En son yapılan milletvekili genel seçimlerinde, aldıkları geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında, yüzde onu geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir. Her bir siyasi parti ancak bir aday için teklifte bulunabilir”. Halk tarafından belli sayıda imzayla önerilen bir adayın ya da meclis dışında yer alan partilerin bu seçimde aday gösterememesi, çoğulculuk ve demokratik seçimler adına olumsuz bir durumdur. Adayların Kamu Görevlerinden Ayrılması ve Göreve Dönmesi Adayların kamu görevlisi olması halinde adaylık sürecinin nasıl işleyeceği ve seçilmezse ne olacağı konusunda özel bir düzenleme yapılmıştır. Kanunun 11. maddesinde aday olabilecek kamu görevlilerinin tek tek sayılması yoluna gidilmiş, bu kişilerin aday olmaları halinde aday listesinin kesinleştiği tarihte görevlerinden ayrılmış sayılacağı ve durumun YSK tarafından aday gösterilenin bağlı bulunduğu kuruma derhal bildirileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda olan kamu görevlileri arasında bakan veya başbakanın sayılmamış olması bir başka sorundur. 8

Hedef paragraf seç3