Sonuç Gözlemleri Türkiye’de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, hem mevzuatta hem de uygulamada kısıtlanmış bir haktır. İzleme döneminde tespit edilen sorun alanlarını beş başlıkta incelenebilir: Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını düzenleyen kanunlar uluslararası standartlara uygun değildir; Anayasa barışçıl toplantı hakkını tanımaktadır (madde 34). Bunun yanında, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, kamu sağlığı ve ahlakını veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması bu hakkın sınırlandırılmasında uygun gerekçeler olarak sunulmaktadır. Bu madde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. Maddesi ile uyumludur. Ancak, hakkın içeriğini düzenleyen 2911 sayılı TGYK hakkı sınırlama yetkilerini geniş tutarak Anayasa ve uluslararası sözleşmelerce korunan hakkı kısıtlamaktadır. TGYK parklar, genel yollar ve kamu hizmeti görülen binalar gibi kimi kamu alanlarında toplantı yapmaya genel yasaklar getirmektedir. Anayasa’nın ilgili maddesi ve uluslararası sözleşmelerde barışçıl toplantı hakkı herkese tanınmışken, TGYK gereğince yabancı ülke vatandaşlarının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlerken İçişleri Bakanlığı’ndan izin alması gerekmektedir. Yasa aynı zamanda tüm toplantı ve gösteri yürüyüşleri için bir bildirim zorunluluğu getirmektedir ki bu uygulama spontane gösterileri doğrudan yasa dışı kılmaktadır. Düzenlemeler toplantı ve gösteri yürüyüşlerine müdahale eden güvenlik güçlerine sınırsız yetki tanımaktadır. Güvenlik güçleri etkinliğin gerçekleşmesinden önce etkinlik mekânına video ve ses kayıt cihazları yerleştirme ve katılımcıları kayıt altına alma yetkisine sahiptir ki bu caydırıcı etki yanında katılımcıların mahremiyet hakkını ihlal etmektedir. Güvenlik güçlerinin müdahale etmesi için toplantının 23. Madde gereğince ‘kanuna aykırı’ olması gerekmektedir. Ancak bu maddenin fıkraları hem muğlak hem de oldukça kapsamlıdır. Bu maddeye göre, güneş doğmadan, ilan edilen toplantı ve gösteri yürüyüşü güzergâhları dışında, bildirimde belirtilen amacın dışına çıkarak, kanunların suç saydığı maksatlar için, yasaklama veya erteleme kurallarına rağmen, dağıtma kararı olan veya yabancıların özel izin alması kuralına uymadan yapılan toplantılar kanuna aykırıdır. Bu kapsamlı ve takip edilmesi güç prosedürler, barışçıl toplantı hakkının uygulamada kullanılmasını neredeyse imkânsız bir hale getirmektedir. Uluslararası standartlar barışçıl toplantıların içeriğine müdahale edilmesi için olabildiğince kısıtlı olanaklar tanımıştır. Yalnızca acil bir şiddet tehlikesi yaratan toplantı içeriklerinin engellenmesini uygun bulmaktadır. Ancak TGYK yasa dışı içerik kapsamını oldukça geniş tutmaktadır. Toplantıda atılan sloganlardan giyilen önlüklere kadar içeriğin yasallığı veya yasa dışılığı kolluk kuvvetlerinin inisiyatifine bırakılarak muğlak bir durum yaratılmıştır. Bu muğlaklık izleme döneminde muhalif grupların aleyhine işlemiştir. Aynı zamanda ‘kışkırtma yasağı’nı tanımlayan 27. Madde, ‘kanuna aykırı’ toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ‘özendirmek veya kışkırtmak’ adına yapılan her türlü iletişim yöntemini (görsel, sesli, yazılı) de yasaklamaktadır. Yasalar, kamu otoritelerinin barışçıl toplantı ve gösterilere yaklaşımlarını belirleyen temelleri oluşturmaktadır. Dolayısıyla uluslararası sözleşmelerce korunan barışçıl toplantı hakkının kullanımında birincil engel teşkil ederler. Bu raporda ve uluslararası otoritelerce Türkiye’nin Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu’na yöneltilen eleştirilere rağmen233 Türkiye Devleti barışçıl toplantı hakkının Anayasa ve diğer kanunlarca korunduğunu ve bu nedenle iyileştirmeye gitmek için bir sebep olmadığını savunmaktadır.234 233 EU Turkey Progress Report 2013 (53-54), 2014 (53-54), 2015 (65) 234 A/HRC/29/15/Add.1 Report of the Working Group on the Universal Periodic Review, Turkey, 150.23 67

Hedef paragraf seç3