33. Kişisel ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 26. Maddesi altında Devletlerin hem ayrımcılığın önlenmesine yönelik pozitif hem de ayrımcılık yapmamaya yönelik negatif hukuki yükümlülüğü vardır. Ek olarak, 26. Madde bir Taraf Devlet’in yasama yetkisindeki tüm alanlarda eşit koruma sağlamasını gerektirmektedir. 34. Diğer anlaşma hükümleri de hem pozitif hem de negatif yükümlülükleri getirmektedir ve çeşitli gruplarla ilgili olarak ayrımcılık gözetilmemesini ve kamu işlerine eşit katılma hakkını garanti altına almaktadır. Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme (Md. 5 (c)) herhangi bir ırk ayrımcılığını yasaklamaktadır. Bunun dışında, Apartheid (Irk Ayrımı) Suçunun Ortadan Kaldırılması ve Cezalandırılmasına için Uluslararası Sözleşme ırk gruplarının ülkenin siyasi yaşamına katılmasını engellemeye yönelik yasal ve diğer kasıtlı tedbirleri yasaklamaktadır (Md. II (c)). Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme (Md. 2) cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasaklamaktadır ve kadınların eşit katılımını garanti etmektedir (Md. 7). Diğer uluslararası insan hakları araçları engelli bireylerin (Engelli Kişilerin Haklarına Dair Sözleşme, Md. 29) ve kendi görüşünü oluşturabilme yeteneğine sahip çocukların (Çocuk Hakları Sözleşmesi, Md. 12 ve Engelli Kişilerin Haklarına dair Sözleşme, Md. 7(3)) eşit katılımını teminat altına almaktadır. Dilsel azınlıkların mevcut olduğu durumlarda, İnsan Hakları Komitesi oy kullanmaya yönelik bilgi ve materyallerin azınlık dillerinde ulaşılabilir olması gerektiğini belirtmiştir.35 35. Seçim dönemi sırasında ayrımcılığın yaşanmadığı bir atmosferin olmasının önemi ne kadar vurgulansa azdır. Ayrımcılığın hoş görüldüğü bir ortam seçmenlerin sindirilmesini ve yönlendirilmesini kolaylaştırır ve böylelikle özgür seçim yapılmasına yönelik imkanları baltalar. Eşitlik ve ayrımcılık gözetmemeye yönelik uluslararası norm ve standartların uygulanması, siyasi katılıma izin verilmesi ve kolaylaştırılması hususunda, ve dolayısıyla seçmenlerin gerçek tercihlerini kullanma ve adayların seçimlere katılma haklarını garanti etmek noktasında hayati öneme sahiptir. Dahası, uluslararası insan hakları hukuku seçmenler, aktivistler ve sivil toplum gibi seçimlerde yer alan tüm diğer aktörlerin haklarını da garanti altına almaktadır. Buna göre, herkese seçim etkinliklerine eşit katılma hakkı tanınmalı ve tüm adaylara kampanya ve reklam amaçlı olarak adil bir şekilde medyaya erişimi sağlanmalıdır.36 36. Kamusal ve siyasi yaşama etkin katılım Kişisel ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 2. Maddesinde sıralanan gerekçelerden herhangi birine ilişkin resmi ve maddi ayrımcılık ile haksız olarak sınırlanabilir veya engellenebilir. “Diğer statüler” kategorisi içeriği bakımından sınırlı değildir ve insan hakları mekanizmaları tarafından yaş, toplumsal cinsiyet, engel, ulusal köken ve cinsel yönelim gerekçesiyle ayrımcılığı içerecek 35. İnsan Hakları Komitesi, Genel Yorum No.. 25 (1996), para. 12. 36. Tüm siyasi adaylar ve partiler için adil medya erişimi hakkında 4. Bölümün 1. Kısmına bakınız. Ayrıca bkz. A/ HRC/26/30, para. 48. 15

Hedef paragraf seç3