Sözleşme içtihadı hakkında rehber – Kitlesel protestolar bakımından geçerli olduğuna kanaat getirmiştir. Dolayısıyla, başvurucuya yönelik tedbirler – bu davada, başvurucunun toplantı için izin verilen zaman aralığından sonra gözaltına alınması – 11. Maddede yer alan gerekliliklere uygun olmalıdır (ayrıca bakınız Varoğlu Atik ve Diğerleri / Türkiye, 2020) 32. Kasparov ve Diğerleri / Rusya (2013, § 86) davasında, gösteri düzenleme kurallarını ihlal ettikleri için gözaltına alınan ve idari ceza verilen başvuruculardan dördü, toplantıda yer alma niyetlerinin olduğunu reddetmiştir. Bu nedenle, Mahkeme, başvurucuların ilk bakışta ifade özgürlüğüne veya toplanma özgürlüğüne müdahale yönünde delil gösteremediklerini değerlendirmiş ve başvurularının açıkça dayanaktan yoksun olduğuna karar vermiştir. 33. Buna karşın, başvurucunun yerel mahkemede gösteriye katıldığını inkar ettiği Zülküf Murat Kahraman / Türkiye (2019, § 45) kararında, Mahkeme, bir gösteriye katıldığı gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararının, başvurucunun toplanma özgürlüğü hakkını kullanmasına yönelik bir müdahale olarak değerlendirmiştir. Bilhassa Mahkeme, başvurucu için verilen mahkumiyet kararının tartışmasız bir şekilde toplanma özgürlüğü kapsamındaki faaliyetlere yönelik olduğunu değerlendirmiştir. Mahkeme, aksini düşünmenin, başvurucudan suçlandığı eylemleri kabul etmesini istemekle eşdeğer olduğunu açıklamıştır. Bu bağlamda, Mahkeme kendini suçlamama hakkını da göz önünde bulundurmuş ve adli bir cezanın müdahale teşkil ettiğini kabul etmemenin, söz konusu eylemlere karıştığını inkar eden başvurucuyu Sözleşmenin korumasından mahrum bırakacak bir kısır döngü içinde tutacağını vurgulamıştır. 34. Nurettin Aldemir ve Diğerleri / Türkiye (2007, §§ 34-35) kararında, başvurucular suçlamalardan beraat etmesine rağmen Mahkeme, katılımcıları dağıtmak için polis kuvvetine ve toplantıyı müteakip kovuşturmaya dayalı, başvurucuları benzer toplantılara katılmaktan alıkoyabilecek ve caydırıcı etki yaratabilecek bir müdahale tespit etmiştir. 35. Son olarak, barışçıl toplanma hakkına yönelik diğer dolaylı engelleme yollarına ilişkin Mahkeme, örneğin Djavit An / Türkiye (2003, §§ 56-62) kararında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yetkililerinin başvurucunun iki toplumlu buluşmalara katılmak için güneye geçmesine izin vermemesinin, barışçıl toplantıya katılma hakkına müdahale olduğunu belirtmiştir (Ayrıca bkz. Adalı / Türkiye, 2005). 3. Bir toplantıya katılımı engellemek için önleyici gözaltı 36. Schwabe ve M.G / Almanya (2011, §102) davasında, başvurucular bir gösteriye giderken yakalanıp G8 zirvesi boyunca gözaltında tutulmuştur. Mahkeme, başvurucuların bu zirveye karşı yapılan gösteriye katılmalarının engellendiğine karar vermiştir. 37. Huseynli ve Diğerleri / Azerbaycan (2016, §§ 84-97) kararında, Mahkeme, başvurucuların şüpheli mahkumiyetlerinin ve kamu düzeninin ihlali ile ilgili suçlar nedeniyle tutuklanmasının, aslında muhalefetin protestolarına katılmalarını engellemeyi amaçladığını ve barışçıl toplanma özgürlüğü hakkına müdahale anlamına geldiğini tespit etmiştir. C. Kanunilik 38. Sözleşmenin 8. ve 11. maddelerindeki “yasayla öngörülmüş” ve “yasayla uyumlu” ifadeleri, itiraz edilen tedbirin iç hukukta kanuni dayanağının olmasının yanı sıra, bu kanunun niteliğine de atıfta bulunur. Öyle ki, söz konusu kanun kişi tarafından erişilebilir ve etkileri bakımından da öngörülebilir olmalıdır (Rotaru / Romanya [BD], 2000, § 52; Maestri / İtalya [BD], 2004, § 30; Gorzelik ve Diğerleri / Polonya [BD], 2004, §§ 64-65; Sindicatul “Păstorul cel Bun” / Romanya [BD], 2013, § 153). 39. Örneğin, Djavit An / Türkiye (2003, §§ 64-68) davasında, KKTC’de yaşayan Kıbrıs Türklerinin, Kıbrıs Rumlarıyla barışçıl bir toplantıya katılmak amacıyla Güney Kıbrıs’a giderken “yeşil hattı” geçmeleri için izin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 10/43

Hedef paragraf seç3