Sözleşme içtihadı hakkında rehber – Kitlesel protestolar
getirmekten kaçınmakla kalmamalı, aynı zamanda bu hakkı teminat altına almalıdır. Her ne kadar 11.
Maddenin temel hedefi kamu yetkililerinin keyfi müdahalelerine karşı bireyin korunması olsa da
(Associated Society of Locomotive Engineers and Firemen (ASLEF) / Birleşik Krallık, 2007, § 37; Nemtsov /
Rusya, 2014, § 72), buna ek olarak bu hakların etkili biçimde kullanılmasını teminat altına alan pozitif
yükümlülükler de bulunmaktadır (Djavit An / Türkiye, 2003, § 57; Oya Ataman / Türkiye, 2006, § 36; Gün
ve Diğerleri /Türkiye, 2013).
1. Katılımcıların şiddetten korunması
78. Yetkililer, yasal gösteriler söz konusu olduğunda, gösterilerin barışçıl biçimde yürütülmesi ve tüm
yurttaşların güvenliğinin sağlanması için uygun tedbirler almakla görevlidir (Oya Ataman / Türkiye, 2006,
§ 35; Makhmudov / Rusya, 2007, §§ 63-65; Gün ve Diğerleri / Türkiye, 2013). Ne var ki, bunu mutlak olarak
teminat altına almaları gerekmez ve kullanılacak araçların seçimine dair geniş bir takdir yetkisine
sahiplerdir (Protopapa / Türkiye, 2009, § 108). Bu alanda, Sözleşmenin 11. maddesi kapsamındaki
yükümlülük elde edilen sonuçlara değil, alınan tedbirlere dair bir yükümlülüktür (Giuliani ve Gaggio / İtalya
[BD], 2011, § 251; Kudrevičius ve Diğerleri / Litvanya [BD], 2015, § 159; Plattform “Ärzte für das Leben” /
Avusturya, 1988, § 34; Fáber / Macaristan, 2012, § 39).
79. Göstericilerin niyetleri şiddet içermese de halka açık gösteriler, karşı göstericiler de barışçıl toplanma
özgürlüğü haklarını kullanmak istediklerinde, kamu düzenine karşı bir tehdit oluşturabilirler. Mahkeme bir
karşı gösteri karşısında yasal gösteriyi koruma konusunda yetkililerin pozitif yükümlülüklerinin olduğunu
belirtmiştir. Barışçıl toplanma özgürlüğünün gerçek ve etkili olması Devlet açısından yalnızca müdahale
etmeme görevine indirgenemez (Plattform “Ärzte für das Leben” / Avusturya, 1988, § 34).
80. Bu bağlamda, Mahkeme, Taraf Devletlerin yasal gösterilerin barışçıl şekilde yapılmasını sağlayacak
makul ve uygun tedbirleri alma görevi olduğunu açıklamıştır. Yetkililer, bir yürüyüşün katılımcılarına
yönelik şiddet eylemlerini engellemek ya da en azından bunların boyutunu sınırlamak için yeterli tedbirleri
almalıdır. Aksi takdirde, Devletler Madde 11 kapsamındaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirmemiş
olurlar (The United Macedonian Organisation Ilinden ve Ivanov / Bulgaristan, 2005, § 115).
81. Mahkeme ayrıca, Devletin birbirine karşıt görüşleri savunan iki gösterici grubun toplanma özgürlüğü
haklarını koruma konusunda pozitif yükümlülükleri olduğunu ve ilke olarak her iki gösterinin de
gerçekleşmesini sağlayacak en az kısıtlayıcı yolu bulması gerektiğini belirtmiştir. Karşıt bir gösteriyle
çatışma riskinin olması tek başına etkinliğin yasaklanması için yeterli değildir. Yetkililer,
değerlendirmelerini yaparken, şiddet içeren çatışma tehdidini ortadan kaldıracak kaynakları
değerlendirmek için çıkabilecek sorunların potansiyel büyüklükleri hakkında somut tahminler ortaya
koymalıdır (Fáber / Macaristan, 2012, §§ 40 ve 43).
82. Plattform “Ärzte für das Leben” / Avusturya (1988) davasında, karşı göstericiler başvurucu derneğin
toplanmasını ve yürüyüşünü engellemiştir. Mahkeme, iki karşı gösterinin yasaklandığını, çok sayıda polisin
rota boyunca konuşlandırıldığını ve başvurucu rotayı değiştirmeyi kabul ettikten sonra bile polislerin
başvurucu derneği korumayı reddetmediğini belirtmiştir. Mahkeme, yetkililerin makul ve uygun tedbirler
alma konusunda başarısız olmadığı sonucuna varmıştır.
83. Bunların aksine, Frumkin / Rusya (2016) kararında, Mahkeme barışçıl bir gösterinin engellenmesinin,
polisin toplanma öncesi düzenleyicilerle güvenilir bir iletişim kanalı kurmasını sağlayacak “basit ve belirgin
adımlar” atmamasının bir sonucu olduğunu ve Sözleşmenin 11. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir.
84. Identoba ve Diğerleri / Gürcistan (2015) kararında, yürüyüşü düzenleyenin polisi özellikle istismar
ihtimali hakkında uyarmış olması nedeniyle, Mahkeme kolluk yetkililerinin göstericileri şiddetten korumak
üzere zorunlu bir pozitif yükümlülük altında olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme, sadece sınırlı sayıda
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
16/43