FARKLI ENGELLILIKLER VE ÇOKLU AYRIMCILIK RISKI ALTINDAKI GRUPLARIN ADALETE ERIŞIMI
ortaya çıkarmak için bir araçtır. Bahdi, kadınların Ortadoğu ve Kuzey
Afrika bölgesindeki adalete erişimleri bağlamında görüşlerini sunmaktadır. Bireylerin iddialarını mahkemeye getirmelerini engelleyen usul ve
maliyet engellerine dair tek boyutlu bir odaktan uzaklaşmayı, hukuk
sisteminin tüm yönleriyle daha bütünsel bir değerlendirmesine yöneltmeyi savunmaktadır; yani adalet çerçevesinde erişimi de dahil ederek
odağı genişletir.28 Bahdi’nin yaklaşımı, Flynn ve Lawson’ın dördüncü bir
bileşen eklediği üç temel bağımlı bileşenden (esas, usul dayalı ve sembolik boyut) oluşmaktadır.29
Birincisi, adalete erişimin esas boyutu, “çözüm arayanlara sunulan
hak iddialarının değerlendirilmesi” ile ilgilidir ve resmi yasaları, anayasal korumaları ve yasal uygulamaları içerebilir.30 Bu husus, “çözüm
arayanlar lehine verilen kararları şekillendiren” yasal kural ve ilkelerin
özünü araştırmaktadır.31 Engelli kadınların fiziksel ve zihinsel bütünlük
hakkı ihlal edilirse, yasal korumaya, bir hukuk yoluna ve eşit koruma
hakkına sahip olması beklenir. Bu yön, devletlerin maddi eşitliği sağlama konusundaki pozitif yükümlülüğünü içerir. Bu özellik, eşitliği teşvik
eden yasaların kabul edildiğini ve engelli kadınların kendine özgü sosyal bağlamlarına duyarlı olduğunu öngörür.32 Bu nedenle, yasal kolaylaştırıcılar kilit öneme sahiptir: Usule dair ya da makul uyumlaştırma
yükümlülüğü, sadece toplumsal bir kurgu olarak “normal” kategorisine
girenler değil, tüm farklılıklar için uyumlaştırma anlamına gelmektedir33 ve erişilebilirlik “engelli kişilerin farklı medeni, siyasi, ekonomik,
28 Reem Bahdi, “Background Paper on Women’s Access to Justice in the MENA Region”, 2007,
s.3 <www.uwindsor.ca/law/rbahdi/sites/uwindsor.ca.law.rbahdi/files/womens_access_to_justice_in_mena-bahdi_en.pdf> 1 Mayıs 2018’de ulaşıldı.
29 Age, s. 3; Flynn (n 8), s. 18; Flynn ve Lawson (n 3), s. 42-43.
30 Bahdi (n 28), s. 3, 5-6.
31 Flynn ve Lawson (n 3), s. 13.
32 Bahdi (n 28), s. 27-28; Flynn ve Lawson (n 3), s. 13-14.
33 A.J. Withers, Disability Politics and Theory, Fernwood Publishing, 2012, s. 109 (Pek çok engellinin ihtiyaçları ile engelli olarak etiketlenmemiş kişilerin ihtiyaçları arasındaki fark, engelli
olmayan kişilerin bağımlılıklarının normalleştirilmiş olmasıdır. Dünya, belirli ihtiyaçları karşılamak ve bu ihtiyaçlara sahip insanları bağımsız olarak adlandırmak için inşa edilmişken, diğer
ihtiyaçların istisnai olduğu düşünülmektedir. Her birimiz, her gün başkalarına ihtiyaç duyarız. Destek, kaynaklar ve ihtiyaçlarımızı karşılamak için hepimiz birbirimize ihtiyaç duyarız.
Hepimiz birbirimize bağımlıyız. Bu karşılıklı bağımlılık zayıflık değildir; aksine, insanlığın bir
parçasıdır).
119