Hukukçular Gözüyle Engelli Bireylerin Adalete Erişimiyle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri* Fidan Güneş Gürgör Kılıç 2005 yılında çıkan Engelliler Hakkında Kanun’da engelli kavramı, fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireylerle birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen birey olarak tanımlanmıştır. TÜİK’in 2011 yılında yaptığı “Nüfus Konut Araştırma” verilerine bakıldığında en az bir fonksiyonda zorluk yaşadığını beyan eden kişi sayısı 4.882.841’dir. Bu sayı, görme; duyma; konuşma (konuşma bozukluğu, tutukluk, kekemelik gibi nedenlerden dolayı); yürüme, merdiven çıkma veya inme; bir şey taşıma veya tutma ve yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplama fonksiyonlarından en az birinde çok zorlandığını veya hiç yapamadığını beyan eden kişi sayısını kapsamaktadır. Engelli nüfusunun yoğun olduğu ülkemizde engellilerle ilgili birçok yasa ve yönetmelik çıkartılmıştır. 2005 yılında çıkan Engelliler Hakkında Kanun’a bakıldığında “Ayrımcılık” başlığı altında, eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik düzenlemeler yapılması, tedbirler alınması gerektiği belirtilmiştir. “Topluma Dahil Olma” başlığı altında engellilerin eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamasının öneminden bahsedilmiştir. “Erişilebilirlik” başlığı altında ise engellilerin erişebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Kanunlarda yer alan bu maddelere rağmen, engelli * Bu yazı Konferans'a bildiri olarak sunulmuştur. 159

Hedef paragraf seç3