ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ roller üstlenebilmektedir. Bu bağlamda, engelli bireylere yönelik ayrımcılığa karşı uygulamalar ve yapılacak çalışmalar noktasında sosyal hizmetler uzmanlığına ve çokdisiplinli bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada engelli bireylere yönelik ayrımcılık, güncel gelişmeler ışığında ele alınmıştır. Sosyal hizmet uygulamaları, hem makro düzeyde engellilere yönelik dışlanma ve ayrımcılığı önlemeyi, hem de bireylerin hak savunuculuğunu içeren çokboyutlu uygulamalardan oluşmaktadır. Çalışmamız, adalete erişim konusunda eşit olmayan uygulamalara ve bu alanda yaşanan güçlüklere yer vermektedir. Engelli bireyin adalete erişim konusunda engelli bireylere hizmet verecek personel eksikliği, haklarını savunma konusunda sağlanan imkânlar, adalet ve hak arama özgürlüğü, ruh sağlığı hizmetlerinin ve yasal düzenlemelerin yetersizliği, yasal düzenlemelerin etkin şekilde uygulanmaması, fiziki çevrede gerekli düzenlemelerin yapılmaması, toplumun olumsuz bakış açısı ve eğitime erişimde yaşanan güçlükler sosyal hizmet disiplininin rolleri ışığında irdelenmiştir. Giriş Toplum birbirinden farklı özellikleri ve gereksinimleri olan bireylerden oluşmaktadır. Eşitlik, “toplumdaki tüm bireylerin fark gözetilmeksizin sosyal, siyasal ve hukuksal haklar yönünden ayrıma uğramaması durumu” olarak tanımlanmaktadır (Acuner, 2008). Eşitlik kavramını TDK (2018) ise “bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu” olarak belirtmektedir. Hak, özgürlük, adalet gibi birçok kavramı bünyesinde barındıran eşitlik kavramı, ilk insandan günümüze kadar gittikçe önem kazanmış ve farklı disiplinlerce çeşitli açılardan ele alınmıştır (Heywood, 2012). Bireyler eşit yaşam koşullarına sahip olmadığı gibi eşit haklara da sahip olamamaktadır. Bireylerin yaşam koşullarını etkileyen, bireysel farklılıklardan dolayı ayrımcılığa maruz kalan ve temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan her türlü durum insan haklarının ihlali kapsamına girmektedir (Özdemir, 2007). Toplumsal olarak üzerinde söz birliği bulunduğu varsayılan ayrımcılık kavramının, insanlar arasındaki eşitlik fikri ve ilkesi anlayışından ortaya çıktığı düşünülmektedir. 80

Hedef paragraf seç3