ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ
lir. Ancak engelliler özelinde bu durumların her birinin pratiğinde, hukuki
bir kısıtlılık durumunun yaratabileceği sıkıntılar ve hak ihlalleri söz konusu. Burada ulusal hukuk mekanizmalarının dikkate alması gereken kimi
sorular şunlar: Psikososyal engelli bir kişinin hâkim kararıyla özgürlüğünün kısıtlanması hallerinde bu kişilerin beyanları ne derece dikkate alınıyor? Henüz en başta kişinin bu kısıtlamaya pratikte itiraz etme yolları
neler? Adalet personeli bu konuda ne kadar yetkin ve bilgili? Fiil ehliyeti
kısıtlamalarıyla ilgili istatistikler mevcut ve sağlıklı mı? Not etmek gerekir ki, bu doğrultuda doktrin ve tavsiyelerde engelli kişinin yasal temsili
halinde söz konusu olan “en yüksek menfaat” ilkesinin de eleştirildiğini
görüyoruz. Bu bakımdan ideal olan, olası bir temsilcinin sadece engelli
kişinin isteklerini dile getirmekle sınırlı olması. Bunun dışında fiziksel ve
sosyal bariyerler, sunumun başındaki örnekte olduğu gibi akla gelebilecek olan ilk engeller. Mahkeme ve diğer şikâyet mercilerine erişimdeki
fiziksel engeller kadar önemli olan bir başka konu ise iletişim bariyerleri
olarak karşımıza çıkıyor. Erişim ve iletişim engellerinin her şekilde “makul uyumlaştırma” ilkesiyle birlikte yürüyeceğini, bu bakımdan her tek
kişinin engeli aynı olmayacağı gibi buna yönelik ihtiyaçlarının da aynı
olmayacağını göz önünde tutmak gerekiyor.
Bu madde dahilinde akla gelebilecek bir başka unsur ise tanıklık konusu. Tanıklığın önündeki engeller gerek fiziksel gerekse bizzat hukukun
kendi yapılanmasından kaynaklanan engeller olabiliyor. Bizim hukukumuzda olmasa da Anglosakson gelenekte yer tutan jüri sisteminde yer bulamamak konusu da bu başlık kapsamında ortaya çıkan sorunlar arasında. Örneğin Avustralya aleyhine Komite’nin önüne getirilen bir şikâyette,
işitme engelli olduğu için jüri görevi üstlenemeyen bir kişinin davasını
ele alırken Komite, olayda makul uyumlaştırılma12 sağlanmaması yoluyla
kişinin adalete erişim hakkının kısıtlandığına hükmediyor.13 Adalete erişi12
13
94
Makul uyumlaştırma: Kişilerin kimi özellikleri –ki bu fiziksel, bilişsel, duyusal, psikososyal
olabilir– kimi durumlarla karşılaştığında, bir ilişkiye girdiğinde, mevcut fiziksel ve sosyal yapıyla karşılaştığında belirli bir şeye ulaşamaması ve belirli bir işi görememesiyle sonuçlanabilir. Söz konusu adalet olduğunda o halde bu makul iyileştirme kişiye braille, işaret dili ya da
kolay okunan bir formatta destek sunulması biçiminde olabilir.
Söz konusu Komite, Engelli Hakları Sözleşmesi’ne bağlı ek protokolün imzalanması aracılığıyla yargı yetkisi kabul edilen ve kendisine bağlı bir şikayet mekanizması aracılığıyla çalışan ve
karar veren komitedir.