ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ
mahkeme binalarında makul uyumlaştırmanın yapılması (gereğini yerine getirme) adalete erişim hakkı bakımından aynı anda ifa edilmesi
gereken yükümlülükler olarak karşımıza çıkar.
Başka bir ifadeyle insan hakları arasında öncelik-sonralık ilişkisi
kurulmaması gerekliliği ile devletin herkese her hakkı eşit şekilde tanıması gerekliliği, bütüncül haklar yaklaşımını meydana getirmektedir. Bu
noktada insan hakları arasında konularına göre bir ayrım yaparak veya
insan haklarını bireyin devlet karşısında konumuna göre sınıflandırarak
devletin derhal yerine getirebileceği ve aşama aşama yerine getirebileceği haklar şeklinde bir ayrıma dayanılamayacağı açıktır. Dolayısıyla
bütüncül haklar yaklaşımı, kesişimsel ayrımcılıklardan kaynaklanan çifte dezavantajların ortadan kaldırılması hedefiyle uyumludur.
Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme Bağlamında
Değerlendirme
BM insan hakları sözleşmelerine taraf olmaya dayalı insan haklarını
koruma mekanizmaları düşünüldüğünde devletler her bir sözleşmeye
ve varsa ihtiyari protokollerine taraf olarak, sözleşmelerde öngörülen
insan hakları yükümlülüklerini üstlenmektedir. Sözleşme Türkiye bakımından, 28 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (EHS) açısından Türkiye, bir çekince veya beyanda
bulunmaksızın Sözleşme’nin tarafıdır. Sözleşme, Türkiye bakımından
2009 yılında yürürlüğe girmiştir.
Pek çok açıdan insan haklarının dinamizmini ortaya koyan EHS,
yürürlüğe girdiği andan itibaren insan haklarının anlaşılması ve yorumlanmasında kapsayıcı bir yaklaşım sunmuştur. Bunların başında EHS’nin
kattığı değer ve engelli haklarının anaakımla��tırması gelmektedir.
EHS’nin kattığı değer dendiğinde anlaşılması gereken, engellilerin
haklarına saygı gösterilmesi, haklarının korunması ve bu konuda gereğinin yerine getirilmesi için birinci aşamada EHS’nin ulusal hukuklara
adaptasyonu, ikinci aşamada diğer uluslararası insan hakları sözleşmelerine adaptasyonu düşünülmelidir. Dolayısıyla çok katmanlı bir süreçten söz etmek mümkündür.
Engelli haklarının anaakımlaştırması bu iki sürecin tamamlanmasını, engelli hakları temelli yaklaşımın hukuki bir yaklaşım olmanın öte106