FARKLI ENGELLILIKLER VE ÇOKLU AYRIMCILIK RISKI ALTINDAKI GRUPLARIN ADALETE ERIŞIMI
mi “insanların devletin genel himayesinde haklarını savunacağı ve/veya
uyuşmazlıklarını çözebileceği bir sistem” olarak tanımlamıştır.17 Bu sistem aynı zamanda “herkes için eşit olarak erişilebilir olmalı” ve “bireysel
ve sosyal olarak adil olan sonuçlara yol açmalıdır.”18
Bununla birlikte, literatür taraması yapıldığında çoğunlukla, “hukuk sistemi” ve “adalet sistemi” terimlerinin sıklıkla birbirinin yerine
kullanıldığı görülür. Bu nedenle, “adalet erişim” ile “hukuk sistemine
erişim” arasında net bir sınırlama yoktur, fakat bu iki kavram birbirinden farklıdır. Bir yandan “hukuk sistemi”, hukuk yani “adalet, tarafsızlık
veya eşitlikle en az ilişkili olabilecek şekilde” hukukun uygulanması ve
süreçleri olarak görülebilir.19 Bu açıdan adalete erişim, insanların hukuk
sistemi kullanmasını kolaylaştıran mekanizmaları içerir, yani hukuk
sistemini daha erişilebilir hale getirir. Gerards ve Glas’ın dar yaklaşım
dediği, yani “özellikle mahkemelerin ve mahkemelerin kullanılması
yoluyla hakların güvence altına alınmasıdır” ve bu nedenle mahkeme
önünde belli bir usulü kullanabilmekle ilgilidir.20 BMEHS Madde 13(1)
bu görüşten yararlanır ve tarafların “tüm hukuki işlemlerde engelliler
için adalete etkili bir şekilde erişimini” sağlar. Öyleyse, engelli kadınlar
için “hukuki sisteme erişim” veya dar anlamıyla “adalete erişim” makul
düzenlemeler ve erişilebilirlik tedbirleriyle önlerindeki bariyerlerin kaldırılmasıyla sınırlı olacaktır; ancak erişim bunun ötesine geçmektedir.
Buna karşılık, Hughes “adalete erişime” kapsamlı bir yaklaşımın,
hukuk sistemine ve hukuki adalete erişimi engelleyebilecek diğer sorunları da dikkate aldığını ileri sürmektedir.21 Bu nedenle, “adalete erişim”
hukuki sisteme erişimi kapsar ki bu da doğrudan fiziksel erişilebilirliği
ve uyumlaştırma yoluyla bariyerlerin kaldırılmasını kapsar. Bununla
birlikte, aynı zamanda sosyal engellerin ve çoklu veya kesişen eşitsizlik kaynaklarının bir bireyi etkileyebileceği ve yasal koruma ve destek
ya da “adalete” erişimi engelleyebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Örneğin, ev içi şiddetin bir baskı biçimi olarak kullanılmasının engelli17 Mauro Cappaletti ve Bryant Garth (n 9), s. 182.
18 Age.
19 Patricia Hughes, “Law Commissions and Access to Justice: What Justice Should We Be Talking
About?”, Osgoode Hall Law Journal 46, 2008, s. 773, 778.
20 Gerards ve Glas (n 9), s. 13; Hughes (n 19), s. 778.
21 Hughes (n 19), s. 779.
117