ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ ramlardan bağımsız düşünmek mümkün değil: Otonomi, insan onuru, bağımsızlık, eşit katılım ve ayrımcılık yasağı gibi kavramlar bunlar. Engelli insanlar için adalete erişim konusunu ele alırken bir hukuk sistemi ya da hukuk sistemi aracılığıyla elde edilebilecek bir adalet tasavvur etmemiz gerekiyor; taraf olunan uluslararası hukuk belgelerinin gereğini yerine getiren bir sistem. Bu da şüphesiz, bir ülkenin genel olarak hukuka ve insan haklarına gösterdiği özenden bağımsız düşünülemeyecek bir durum. Türkiye ekseninde baktığımızda görülen ise, engelli hakları konusunun daha “masum”, az “problemli” ve herkesin üzerinde uzlaştığı bir alan gibi görülüyor olması.3 Bu tutum aslında engellilere yönelik süregelen genellemelerin bir neticesinden farklı bir şey değil. Engelliler açısından siyasal haklar söz konusu olduğunda, örneğin fiziksel ancak daha da çok bilişsel engelli kişilerin seçme ve seçilme hakkı söz konusu olduğunda, bunun bir insan hakkı olarak görülmemesi ve hatta akla bile gelmiyor olması da bunun bir göstergesi. Öte yandan siyasal bir katılımın kimi zaman sayıca sınırlı birkaç milletvekilliği üzerinden yürümesi de bizleri yanıltmamalı. Siyasal haklar ve eşit katılım bundan çok daha fazlasını gerektiriyor; bu konuda sözleşmenin ilgili maddesinde yer alan şartlar yol gösterici olmak durumunda. 2018 yılında Belçika’da parlamento adaylığı için yarışan down sendromlu bir genç vardı örneğin.4 Bizim ülkemiz açısından ise çoğunlukla uygulama, bu bireylerin 18 yaşını geçtikten sonra kısıtlanması yönünde. Bu da, temsilci olabilmek bir yana seçmenlikten otomatik olarak düşmeleri anlamına geliyor. Zira Medeni Kanun, akıl hastalığı ve zayıflığını bir kısıtlama sebebi olarak görüyor; bunun ardında da bu kişilerin menfaatlerinin korunması yattığı düşüncesi ve henüz ailede başlayan paternalist bir hukuk algısı yatıyor. Benzer bir “kısmi insan hakları” mantığını, örneğin asgari ücreti eleştirmek üzere bir siyasetçinin yanına yaklaşan bir kişinin aldığı “Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz, daha ne istiyorsun!”5 cevabında da doğrudan görebiliyoruz. Öte yandan, böylesi sanrıların tam 3 Bu konuda belediyecilik üzerinde bir değerlendirme için bkz. Bezmez Dikmen, “Urban Citizenship, The Right to the city and the Politics of Disability in Istanbul”, International Journal of Urban and Regional Research 37(1), 2013. 4 Bkz. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-44271548?fbclid=IwAR0eW_VKu2xj1G5s46fmxZ-2-dKLgYZWKQS9KoB_-RMDN4ekaY8qJqKD97A 5 Bkz. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/gozlerin-gormedigi-halde-sana-is-vermisiz-17796020 90

Hedef paragraf seç3