ADALETE ERIŞIM İÇIN DESTEK MEKANIZMALARI
Bu noktada adalete erişim başlığını konu edinen 13. maddeye geçilebilir; ancak 13. maddeyi bir önceki maddede yer alan hukuk ehliyetinden (legal capacity) ayrı tutmak da imkânsız. Bu bakımdan 12. maddenin, 13. maddenin uygulanması bakımından karşılaşılan soyut sorunları
ele alıyor olduğunu da söylemek mümkün. 12. maddeyle ilgili –kulağa
ironik gelecek olmakla birlikte– şunu da söylemek mümkün: Bu, engelli
kişilerin adalete erişimindeki hukuk engelini ele alan ve ortadan kaldırmayı amaçlayan bir hukuk maddesidir. Dolayısıyla 12. madde, sözünü
ettiğimiz zihniyet değişiminin gerekliliği ve zorunluluğu üzerinde duruyor; zira hukuka, ancak daha geniş ve önemli olarak adalete erişmenin
yolu bu ilk adımla başlıyor.
“Adalete Erişim” başlıklı 13. maddeye gelinecek olduğunda yine, bu
maddenin bir benzerine daha önceki insan hakları sözleşmelerinde rastlanmadığı söylenerek söze başlanabilir. Bu maddenin içerdiği ya da ilişkide olduğu kimi hakları –örneğin adil ya da eşit yargılanma vb. hakları–
önceki insan hakları sözleşmelerinde bulabiliyoruz, ancak engelliler için
adalete erişimin tam olarak ne olduğu ve gerekleri ilk kez bu maddeyle
belirtiliyor. Adalete hangi şekillerde ve ne amaçlarla, ne beklentilerle başvurduğumuz sorusuna dönmemiz gerek o halde. Adalete erişim konusunda örneğin Avustralya İnsan Hakları Komisyonu’nun yaptığı tespitlerin
bazıları şöyle: “Engelli kişilerin süregiden bir şiddetin mağduru olduğu
durumlar diğer insanlardakine göre daha fazla ve bu durumların içinden
çıkabilmeleri de daha güç; ceza hukukuyla daha fazla ilişkiye giriyorlar;
engelli kişilerin engellilik biçimlerinin anlaşılması ve buna ilişkin tedbirler
alınması sorunu söz konusu, bunlar tespit edilebilse bile her zaman uygun
tedbirler alınamıyor; çoğu kez ifadelerine –zaten güvenilir olmadığı gerekçesiyle– başvurulmuyor; polis, avukatlar ya da mahkemeler tarafından
uygulanan sorgulama teknikleri engelli kişiler için oldukça karmaşık ve
durumu daha zor hale getirebiliyor; kefaletle serbest kalma sisteminden
daha az faydalanabiliyorlar ve koşullarını da daha zor sağlıyorlar, çünkü
bu sistemi anlamlandıramayabiliyorlar.”11
Biliyoruz ki gerçek kişiler, genel olarak hukukun kullanıcısı olmak
bakımından bir yargılamada sanık, tanık ya da mağdur sıfatıyla yer alabi11
Australian Human Rights Commission, “Equal Before the Law: Towards Disability Justice
Strategies”, 2014.
93