Soruşturma esnasında işkence ve kötü muameleye dair hem avukatların kendileri hem de müvekkilleri tarafından dile getirilen iddialar görmezden gelindi ve bazı mahkemelerde ifade verilmesi engellendi. Barolar tarafından tespit edilen bu çoğunlukla keyfi muameleler, avukatların sadece mesleki görevlerini yerine getirirken yaşadıkları sorunları daha da ağırlaştırmaktadır. Bu durum esas olarak OHAL koşulları ile birlikte ortaya çıktı. 29 Temmuz 2020 tarihinde Barolar Yasası’nın değiştirilmesini protesto eden Baro Başkanları’nın Ankara Yürüyüşü. (Fotoğraf: Sibel Tekin Arşivi, capshots, Fatih Pınar Video, “Daralan 2: Savunma Hakkı”) KEYFİ UYGULAMALAR Keyfi karar ve uygulamalar avukatlara yönelik hukuka aykırı baskıların bir başka boyutunu oluşturuyor. Örneğin Adalet Bakanlığı, masumiyet karinesini hiçe sayarak hakkında dava açılmış olan stajyer avukatlara avukatlık ruhsatı vermemeye başladı.57 Avukatlar yargıçların, kolluk kuvvetlerinin keyfi uygulamalarıyla da devre dışı bırakılmaya çalışıldı. Türkiye’deki çeşitli baroların Avukat Hakları Merkezleri’ne iletilen ve kayıt altına alınan şikayetler, bu keyfi uygulamaları örnekler niteliktedir: ■ “18.01.2019 tarihinde, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir dosyada avukatlık yapan Av. Harika Günay Karataş Kurt’un savunması nedeniyle Mahkeme’ce suç duyurusunda bulunulması üzerine, soruşturma izni alınmadan ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçunu işlediği gerekçesiyle iddianame hazırlanmasının ardından, yine Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ilk duruşma gerçekleştirilmiş ve duruşma ileri bir tarihe ertelenmiştir.” ■ “08.02.2019 tarihinde, İstanbul’da, Selahattin Demirtaş’ın avukatı Av. Ramazan Demir hakkında, Adalet Bakanlığı’nın talebi ile İstanbul Barosu tarafından disiplin soruşturması açılmıştır.” ■ “07.03.2019 tarihinde, İzmir 10. Aile Mahkemesi’nde duruşma esnasında, bir meslektaşımızın tanığa soru sormasına, mahkeme hâkimi tarafından sert bir tavırla izin verilmemesi ve bu durumun tutanağa geçmesini isteme talebinin de hâkim tarafından reddedilmesi üzerine, savunma hakkının engellendiğinden ve diğer meslektaşlar ve müvekkili önünde itibarının zedelendiğinden bahisle şikâyetçi olan meslektaşımız, HSYK’ya yapılacak şikâyetin Avukat Hakları Merkezi’nce takibini talep etmiştir.” ■ “10.03.2019 tarihinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Amirliği’nce gözaltına alınan meslektaşımızın gözaltında kendisine işkence ve kötü muamele uygulandığı yönündeki yakınmaları üzerine, Ankara Barosu’nca suç duyurusunda bulunulmuştur.” ■ “11.03.2019 tarihinde, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği’nde şüpheli müvekkilinin sorgusu için bekleyen meslektaşımız, polislerce darp edilmiş ve yaralanan meslektaşımız hastaneye kaldırılmıştır.58 Aynı gün Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amirliği’nde, şüpheli müvekkiline ilişkin evrakları inceleme ve görüşme talebinde bulunan meslektaşımızın talebi, keyfi olarak engellenmiş ve olay Avukat Hakları Merkezi’nce tutanak altına alınmıştır.” 58 Avukatların taciz edildiği veya kötü muameleye maruz kaldığı tek olay bu değil. 30 Mart 2016 tarihinde Çağlayan 57 Mesleğe kabul edilmeyen kişilerle ilgili kapsamlı bir inceleme için bkz.: Ruhsatsız Avukatlar - Olağanüstü Halden Sonra Adliyesi’nde basın açıklamasına katılan avukat Zeycan Balcı, polisin avukatlara saldırması sonucu yaralandıktan sonra sakat Avukatlık Mesleğine Yönelik Baskılar ve Avukatlık Mesleğine Kabul Edilmeyen Kişiler (Ağustos 2020; Tahir Elçi Vakfı): https:// kaldı. 22 Haziran 2020 tarihinde Ankara’da yeni avukatlık kanununu protesto etmek için düzenlenen yürüyüşte bazı baro www.tahirelcivakfi.org/storage/files/4439e048-3fd2-4787-967f-932b5abfd3c6/Ruhsatsiz-Avukatlar---TURKCE-(1).pdf başkanları saldırıya uğradı ve darp edildi. 30 KE YFİ U YGUL AMAL AR S AV U N M A S I Z YA R G I 31

Hedef paragraf seç3