3. Arka Plan Bilgisi 3.1.Suriye’de Yaşanan Çatışma Ortamı ve Türkiye’ye Sığınma Talebi Suriye’de on binlerce insanın hayatını kaybetmesi, yaralanması ve milyonlarca yerlerinden edilmesine neden olan çatışma ortamının başlamasının üzerinden yaklaşık iki buçuk yıl geçti. 15 Mart 2011 günü, Deraa kentinde başlayan rejim karşıtı eylemlere Suriye güvenlik birimlerinin sert müdahalesi sonucu başlayan çatışmalar hızla ülke geneline yayıldı. Çatışmalar başlangıçta hükümet güçleri ile rejim muhalifleri arasında gerçekleşirken Mayıs 2013 tarihinden bu yana özellikle Türkiye sınırındaki bölgelerde farklı etnik ve dini inanç gruplar arasında da cereyan eden çatışmalar ortaya çıkmıştır/başlamıştır. 21 Ağustos 2013 tarihinde yaşanan çatışmalarda kimyasal silahlar kullanılmış olay sonrası Suriye’ye yönelik askeri müdahale olasılığı ciddi bir biçimde tartışılmaya başlanmıştır. Gerek çatışmaların geldiği nokta gerekse askeri operasyonun bir seçenek olarak tartışılmaya başlaması Suriye’den komşu ülkelere sığınmacı hareketliliğinin yeniden ivme kazanmasına yol açmıştır. Suriye’de süregelen çatışmalar sonucu milyonlarca insan ülkelerini terk etmek zorunda kalmış ve Lübnan, Mısır, Irak, Ürdün ve Türkiye’ye sığınmışlardır. Bu ülkeler çatışmaların başlaması ile “açık kapı” politikası uygulamıştır. Uygulanan açık kapı politikası çoğunlukla açık sınır haline dönüşmüş ve sınırları geçerek giriş yapan sığınmacıların kayıtlarını tutmak olanaksız hale gelmiştir. Ancak zaman içinde sığınmacıların sayısının hızla artması karşısında bazı ülkeler sınır geçişlerini zorlaştıran önlemler almaya başlamışlardır. Türkiye Hükümeti de açık kapı politikası gereği sınırlarını sığınmacılara açmıştır. Çatışmaların ülkenin kuzeyine yayılması sınırı geçerek Türkiye’ye sığınan insanların sayısını hızla artırmıştır. Türkiye özellikle son altı aylık süreçte açık kapı politikasını kısmen terk etmiş ve sınırın Suriye tarafında kamp alanları oluşturulması çalışmalarının ortağı olmuştur. Türkiye 1951 tarihli Mültecilerin Statüsünün Belirlenmesine Yönelik Uluslararası Cenevre Sözleşmesi’ne (BMMSS) koyduğu çekince nedeniyle sınırdan geçen kişilere mülteci ya da sığınmacı olarak tanımayıp, “misafir” olarak tanımıştır. Bu politika gereğince “misafirlerin” Türkiye üzerinden başka bir ülkeye geçiş yapmaları engellenmiş olacak, sınırı geçip Türkiye’ye gelenler oluşturulan kamplara yerleştirilecekti. Nisan 2011’den itibaren Türkiye’ye giriş yapmaya başlayan sığınmacılar ilk olarak, Haziran 2011 tarihinde, “geçici koruma” statüsü ile sınır illeri olan Hatay, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa’da kurulan kamplara yerleştirilmiş sayının artması sonrasında Kahramanmaraş, Adıyaman, Osmaniye, Adana, Mardin ve Malatya illerinde de oluşturulan çadır veya konteyner kentlere yerleştirilmiştir. Suriye’den gelen sığınmacılarla ilgili koordinasyondan sorumlu kuruluş olarak Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) belirlenmiştir. AFAD’ın koordinasyonunda; İçişleri, Dışişleri, Sağlık, Milli Eğitim, Tarım ve Köyişleri, Ulaştırma ve Maliye Bakanlıkları, Genelkurmay Başkanlığı, Hatay 6

Hedef paragraf seç3