TÜRKIYE’DE ALGILANAN AYRIMCILIK
3.B. Türkiye’de Başlıca Ayrımcılık Deneyimleri ve Nedenleri
Bu araştırmanın bulgularını dayandırdığı ölçeklerden ikisinin “Başlıca Ayrımcılık Deneyimleri” (Major Experiences of Discrimination) ölçeği ile “Gündelik
Ayrımcılık Ölçeği” (Everyday Discrimination Scale) olduğunu daha önce belirtmiştik. Bu ölçeklerden ilki, bir yandan görüşülen kişilerin toplumsal yaşamın
hangi alanlarında ayrımcılığın, hangi sıklıkla ve hangi nedenle yaşandığına dair
gözlemlerini ve kendilerinin bu durum karşısındaki değerlendirmelerini açığa
çıkartmayı hedeflerken, ikinci ölçek kişilerin bizzat kendi deneyimleri hakkındaki değerlendirmelerini öğrenmeyi hedeflemektedir.
3.B.1. Hangi Kesimlere Ayrımcılık Yapılıyor?
Etnik kökene dayalı ayrımcılığın “her zaman” veya “çoğunlukla” yaşandığına
işaret edenlerin oranı yüzde 25,28 olarak çıkmıştır. Yüzde 25,28’lik bir diğer kesim etnik köken ayrımcılığının bazen yaşandığını belirtirken, yüzde 49,14’lük
bir kesim etnik köken ayrımcılığının ya nadiren yaşandığını ya da hiç yaşanmadığını beyan etmektedir (Bkz. Grafik 2).
Dini inanca bağlı ayrımcılık konusunda ayrımcılık yaşanıp yaşanmadığını sorduğumuzda ise verilen yanıtların yine neredeyse etnik ayrımcılık konusundaki gibi
dağıldığını görüyoruz. Yüzde 26,59’luk bir kesim dini inanca bağlı ayrımcılığın
her zaman ya da çoğunlukla yaşandığını düşünüyor. Yüzde 21,43’lük bir kesim
bazen yaşandığını düşünüyor. Yüzde 51,97 ise ya hiç yaşanmadığını ya da nadiren
yaşandığını düşünüyor. Yani etnik ayrımcılıktan farklı olarak, dini inanca/inançsızlığa bağlı ayrımcılıkta “bazen” yanıtını işaretleyenlerin yüzde 1,3’ünün çoğunlukla ya da her zaman yaşanır diyen tarafa, yüzde 2,8’inin ise nadiren yaşanır ya
da hiç yaşanmaz diyen tarafa kaydığı görülüyor (Bkz. Grafik 3).
19