TÜRKİYE’DE ZORUNLU DİN EĞİTİMİ - DİN KÜLTÜRÜ AHLAK BİLGİSİ DERSİ VE KİTAPLARI HAKKINDA İNSAN HAKLARI TEMELLİ BİR DEĞERLENDİRME
Danıştay tarafından 2017 yılında verilen önemli bir karar, güncel içtihatı yansıtıyor. Bu kararın
güncel 2017-2018 DKAB müfredatını temel almadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Danıştay 8.
Dairesi’nin kararına göre, DKAB ders içeriğinin din kültürü niteliğine sahip olması ve Anayasa’nın
24. maddesine göre din kültürü dersinin zorunlu dersler arasında yer alması nedeniyle dersin zorunlu olmasında hukuka aykırılık bulunmuyor.
Danıştay kararına konu dava, davacıların, Antalya’da Fatmagül Özpınar İlköğretim Okulu 5. sınıf
öğrencisi olan çocuklarının zorunlu DKAB dersinden muaf tutulması için yapılan başvurunun reddine ilişkindir. Danıştay düzeyinde dava, 24.12.2008 gün ve 1511 sayılı davalı idare işleminin iptali
istemiyle açılmıştır. Danıştay 8. Dairesi Antalya 3. İdare Mahkemesi’nin temyiz edilmiş olan kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine
oybirliği ile karar vermiştir.107 İdare mahkemesi de bozma kararına uyarak dava konusu işlemin
iptaline karar verilmiştir.
Davacıların çocuklarının zorunlu DKAB dersinden muaf tutulması istemiyle idareye yaptığı başvuru, öğrencinin nüfus kaydında “İslam” yazdığı ve sadece Hristiyan ve Musevi dinlerine mensup öğrencilerin bu dersten muaf tutulabileceği gerekçesiyle reddedilmişti. Bu ret kararının, AİHS Madde
9 ile Ek 1 no'lu Protokol Madde 2’ye, Anayasa’nın 24. maddesine ve yargı kararlarına aykırı olduğu
ileri sürülerek işlemin iptali istemiyle dava açılmıştı. Danıştay 8. Dairesi, Anayasa’nın 24. maddesi’ne atıfta bulunarak “din kültürü” dersinin amacına ve niteliğine dikkat çekiyor:
Din ve ahlak eğitim ve öğretiminin devletin gözetim ve denetimi altında yapılmasının nedeni,
Anayasanın 24. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi bu konudaki eğitim ve öğretim özgürlüğünün kötüye kullanılmasını engellemek olup, dinler hakkında yansız ve tanıtıcı bilgiler
vermek ve ahlaki değerleri benimsetmek amacıyla din kültürü ve ahlak öğretimi dersleri ilk ve
ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasına alınmıştır. Din eğitimi yerine 'din
kültürü' dersinden söz edilmesi de bu amacı açıkça ortaya koymaktadır. Bunun dışındaki din
eğitimi ve öğretimi, ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin iznine
bağlı tutulmuştur.
AİHM’nin 2007 tarihli Hasan ve Eylem Zengin kararına atıfta bulunan Danıştay 8. Dairesi, başvuranların DKAB dersinden muaf tutulması taleplerinin gerçekleştiği başvuru tarihindeki müfredat
programının dini inançlarını yansıtmadığı iddiasına yönelik olduğunu not ederek, şu ifadelere yer
veriyor:
Milli Eğitim Bakanlığınca onaylı 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda okutulan Din [K]ültürü ve Ahlak
Bilgisine ilişkin beş ders kitabının içerikleri incelenmiş, anılan Mahkemece, söz konusu müfredatın incelenmesi sonucunda, Türkiye'de hakim olan dinsel çeşitliliğin, Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi derslerinde dikkate alınmadığı hususu işlenerek içeriğin düzeltilmesi yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir.
Müfredatın niteliğini ele alan Danıştay 8. Dairesi, 2005 yılında yapılmış olan bir başvuru üzerine
gerçekleştirilmiş bilirkişi incelemesinin108 sonuçlarını dikkate alarak, değiştirilmiş haliyle DKAB
ders müfredatının din eğitimi değil, din kültürü niteliğinde olduğuna karar vermiştir. Buna göre:
İlk ve orta öğretim kurumlarında okutulması öngörülen DKAB derslerinde Alevi İslam inancı,
felsefesi ve kültürü ile ilgili bilgilere de yer verilmesi istemiyle yapılan 22.06.2005 tarihli başvurunun reddine ilişkin 15.07.2005 tarih ve 1837 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı işleminin iptali
istemiyle Ankara 10. İdare Mahkemesinin E:2005/2703 sayılı dosyasında açılan davada, ilk ve
orta öğretim kurumlarında okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarının sosyolojik ve pedogojik yönden incelenerek, kitapların hazırlanmasında mezheplerarası tarafsızlık
107 DANIŞTAY 8. Daire, E2015/12002 K2017/8377 Karar Tarihi: 23.11.2017.
108 Bu bilirkişi incelemesi Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin E:2005/2703 sayılı dosyasında açılan davayla ilişkisi olarak yapılmıştır.
32