YARGI, DKAB KİTAPLARI VE MUAFİYET MEKANİZMASI - SÜREÇ GÖSTERGELERİ
kilise tarafından kutsal kitap kabul edilmiş, diğerleri ise dışlanmıştır.” (s. 140) ifadeleri de
tarihsel olarak açıkça hatalıdır.
Üçlü birlik için “teslis” ifadesinin kullanılması (s. 140) ve bunun sonradan çıktığı
iddiası doğru değildir. Bu konuda şu ifadelere yer veriliyor:
Teslis inancına göre Hristiyanlar, Baba, oğul ve Kutsal Ruh olmak üzere üçlü bir Tanrı
inancını benimserler. Tanrı’nın, üç farklı kişilikte birleştiğini savunurlar. Hristiyanlara
göre Baba, kâinatı yaratmıştır.
Tanrı’nın yeryüzünde bedenleşmiş hâli olan Oğul yani İsa Mesih, insanlığı asli günahtan kurtarmak üzere Baba tarafından gönderilmiş ve çarmıhta kendini feda etmiştir. O,
hem beşer hem de Tanrı’nın biricik oğludur. İsa Mesih, kıyamete yakın zamanda yeryüzüne inecek ve ilahi krallığı kuracaktır. Kutsal Ruh ise ilahi sevgiyi insanın kalbine ve
gönlüne vermekte, onlara inayet etmektedir. Hristiyan inancında teslisin üç unsuru da
Tanrı kabul edilir. Hristiyanlara göre teslis, akılla değil ancak imanla anlaşılabilir.
Teslis’e ilişkin açıklama Hristiyanların üç tanrıya inandıkları izlenimi uyandırıyor.
“Kutsal Ruh ile ilgili ‘ilahi sevgiyi insanın kalbine ve gönlüne vermekte, onlara inayet
etmektedir’” cümlesi de tam olarak doğru değildir. Kutsal Ruh, insanların yüreğine
Tanrı sevgisini döker fakat bu sadece O’nun yaptıklarından birisidir. Bununla birlikte kutsallaşma kavramından ve kurtuluş için mühürlenmeden bahsedilmemesi konunun yanlış anlaşılmasına neden olacaktır. Son cümle yani ‘Hristiyanlara göre teslis, akılla değil ancak imanla anlaşılabilir’ cümlesi de hatalıdır. Öncelikle Hristiyanlık
içerisinde farklı yaklaşımlar vardır. Hristiyanlar genelde akılla anlaşılmamaktan öte
akılla kavranılamayacağını söyler. Akılla anlaşılmamak farklı bir açıklamadır.
Aynı bölümde yer alan “Kitab-ı Mukaddes, Tevrat ve İncil olmak üzere iki bölümden
oluşmaktadır,” ifadesi de doğru değildir, doğrusu “Eski ve Yeni Antlaşma” ya da “İbranice Kutsal Yazılar ve İncil” olmalıdır. Ayrıca, şu cümle de eksik ve hatalıdır: ‘Yeni
Ahit, Matta, Markos, Luka, Yuhanna İncilleri ile Resullerin İşleri, Pavlus’un Mektupları
ve Vahiy bölümlerinden oluşmaktadır.’ Oysa İncil, Petrus, Yuhanna ve Yakup’un mektuplarını da içerir.
Şu cümle açıkça yanlıştır ve kabul edilemez: ‘Hristiyan kutsal metinleri Hz. İsa’dan
(a.s.) sonra yazılmıştır ve tahrif edilmiştir. Bunlar, vahiy de değildir. Bunları yazanlar,
kulaktan kulağa ulaşan bilgileri sözlü ve yazılı Hristiyan geleneğine bağlı kalarak oluşturmuşlardır.’
“Hristiyanlara göre Tanrı, İsa Mesih olarak yeryüzüne inmiştir. O, İsa Mesih’in bedeninde insan olmuş…’” ifadesi Hristiyan doktriniyle uyumlu değildir, Tanrı yerine
Oğul ifadesi daha doğru olacaktır. Ayrıca İsa Mesih’in bedeninde insan olmuş ifadesi
de pek doğru bir tanımlama değildir. Çünkü (1) insan olmayı bedene indirgemektedir; (2) Tanrı’nın insan olması Yunan tanrılarının insan biçimine dönüşmesi gibi
anlaşılabilir. Vaftizle ilgili söylenen şu söz sadece bazı kiliselerin öğretişini yansıtır:
‘Vaftiz, Hz. Âdem’in (a.s.) işlediği asli suçtan kurtulmanın da tek yoludur.’ (s. 141)
45