BİR İNSAN HAKLARI KORUMA MEKANİZMASI OLARAK ULUSAL EŞİTLİK KURUMLARI: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU VE TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU ÖRNEĞİ
Bu raporlar insan hakları ihlallerinin çok yaygın olduğu ülkemizde nicel olarak yeterli
olmadığı gibi, bu çalışmanın sınırlarını aşmakla birlikte, bu raporlar eleştirel olma niteliği ve idareler üzerinde uygulamayı dönüştürücü etkiye sahip olma kapasitesi bakımından da tartışılması gereken kararlardır. Örneğin son rapor olan koronavirüs raporunda
salgınla mücadele mevzuatının çok eski tarihli olması ve hukuki dayanaklar konusundaki eksiklikler nedeniyle idari karar ve yaptırımlara ilişkin ciddi hukuki sorunlar bulunmasına karşılık bunlara hiç değinilmemesi, insan hakları perspektifinden (özellikle
kanunilik, ölçülülük, ayrımcılık yönünden) bir değerlendirme yapılmaması ve dünyada
yürütülen pek çok tartışmaya değinmemesi dikkat çekicidir. Diğer yandan, Türkiye’de
yaygın insan hakları ihlalleri olan konularda (ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı) başvuru azlığının yanı sıra özel rapor da hazırlanmamaktadır.
KDK kararlarına uyma oranının yıllar içerisinde giderek arttığı görülmektedir. 2013
yılında %20 olan uyma oranının 2019’da %75’e yükseldiği görülür. Bu artışta önemli bir etken de dostane çözüm yolunun yaygınlaşmasıdır. Dünyadaki uygulamalarda
kararlara uymayan idarelerin kamuoyu ile paylaşılması yöntemi tercih edilirken KDK
tarihinde bu bir defa yapılmış ve bir daha hangi karara hangi idarenin uyduğuna ilişkin
ayrıntılı bir rapora yer verilmemiştir. Yıllık raporlarda bazı kararlara uyulup uyulmadığı
konusunda bilgi bulunmaktaysa da sistematik bir raporlama yapılmamaktadır.
Venedik İlkelerinin 18. maddesinde dikkat çekici hüküm ombudsmanların insan
hakları ve özellikle ulusal mevzuatın uluslararası standartlara uyumu bakımından parlamento ya da yürütmeye yeni bir yasa yapılması konusunda kamuya açık biçimde çağrı
yapabilmesidir. 2017 Anayasa değişikliklerinden sonra bakanlıkların yasa tasarısı taslağı hazırlama yetkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte tavsiye kararının bir yasa değişikliği gerektirmesi halinde ilgili idareye kararın gönderilmesi yeterli olmayacaktır. Kanunda açıkça meclise kararın gönderilmesi veya bu yönde bir çağrı yapılması yetkisinin
yazılmasında fayda bulunmaktadır. Venedik İlkelerinin 19. maddesine göre kanunun
anayasaya aykırı olması halinde bu konuda yetkili mahkemelere başvurma hakkının
tanınması da tavsiye edilmektedir. Yine Venedik İlkelerinin 16. Maddesine ve Paris İlkelerine göre, ombudsmanların resen inceleme yapma yetkisi olması gerekir. Türkiye’de
Anayasa Mahkemesine başvuru yetkisi olmadığı gibi özel rapor hazırlamak dışında
KDK’nın harekete geçmesi ancak başvuru üzerine mümkündür.11
C. GÖSTERGELER: KARAR İSTATİSTİKLERİ
KDK’nin yedi yılı aşkın bir kurum olduğu düşünüldüğünde bir ulusal insan hakları kurumu olma niteliğine ilişkin önemli bir gösterge kuruma yapılan başvuruların konusu
ve niteliğidir.
Son dört yıl içerisinde yapılan başvurulara bakıldığında başvuruların sayısının yıllar
içerisinde düzenli olarak önemli ölçüde arttığı, ancak başvurulardaki yoğunluğun başta atamalar olmak üzere kamu personel rejimine ilişkin olduğu görülür. Bunu takip eden eğitim-öğretim ile çalışma ve sosyal güvenlik başvuruları 2019 yılında da yarıya yakın bir orana
karşılık gelmektedir. Bu başvuruları takip eden adalet, milli savunma ve güvenlik başlığı
altında en ciddi yoğunluğu ceza infaz kurumlarından yapılan başvurular oluşturmaktadır.
11 2019 yıllık raporunun sonunda beklentiler kısmında Anayasa Mahkemesine başvuru ile resen inceleme yapma yetkisi tanınması
talebi dile getirilmiştir.
61