BİR İNSAN HAKLARI KORUMA MEKANİZMASI OLARAK ULUSAL EŞİTLİK KURUMLARI: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU VE TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU ÖRNEĞİ
farklı muamele edilmesinde haklı bir neden olmadığı iddia edilmişse de Kurumun ret kararında şehit ve gazilerin farklı durumda olmaları nedeniyle farklı muamele edilebileceği,
hatta Anayasanın şehit yakınları ve gaziler bakımından getirdiği anayasal yükümlülüklerin daha “kapsamlı ve güvenceli” (par. 23) olduğu belirtilmiştir. Öncelikle Anayasada şehit
yakınları ve gaziler ya da engelliler bakımından özel tedbir alma yükümlülüğünün, bir
başka deyişle bu kişiler açısından sonuçta eşitliği sağlamak üzere düzenlemeler yapma yükümlülüğünün her koşulda bu kişiler lehine düzenleme yapılmasına gerekçe olmayacağını, farklı muamelede sonuçta eşitliği sağlamak üzere objektif bir haklı nedenin bulunması
gerektiğini belirtmek gerekir. Bu bakımdan, ister Anayasada sayılan kategoriler olsun,
ister sayılmayan temellere dayalı olarak farklı muamele yapılan durumların tamamında
dikkate alınması gereken kriter objektif haklı neden kriteridir. Ortopedik engelliler açısından el, kol bacak kullanımlarında bir ayrım yapılmasında, bir kısmının hayat kalitesi daha
iyi olurken, bir kısmının olmamasında haklı neden bulmak mümkün değildir.26
Engelliler arasında ayrımcılık yapıldığına yönelik bir başka başvuru da ÖTV ve
MTV indirimlerinin sadece %90’dan fazla engelliler ile ortopedik engellilere tanınmasının ayrımcı olduğuna ilişkindir. Kurum "engelsiz bireylerle aynı şekil ve koşulda araç
kullanabilecek durumda olan engellilere araç iktisabında ÖTV muafiyeti kapsamına almamaktadır. Kanundaki bu yaklaşım, pozitif ayrımcılık uygulamasının mantığı ile uyum
içerisindedir” gerekçesiyle ret kararı vermiştir.27 Gerçekten, bu tür vergi muafiyeti ya da
indirim durumlarının kişisel hareketlilik bakımından toplu taşımayı kullanması çok güç
olan veya aracı kullanmak için ekstra donanıma masraf yapması gerekenlere tanınmasında haklı bir neden vardır. Bununla birlikte, söz konusu kriterlerin (%90 ve ortopedik
engel) gerçekten bu haklı nedeni yansıtacak nitelikte olup olmadığı tartışılmamıştır. Örneğin ehliyet alabilecek işitme engelliler bakımından ayrı donanım ihtiyacı gibi durumları gözeten bir kriter olmadığı veya ortopedik engellilerin tamamının aynı durumda
olmadığı gözetilmelidir.
Engelli ayrımcılığına yönelik bir başka başvuru ise Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne karşı yapılan ve engelli bireyler otobüse bindiğinde “serbest” veya yanındaki kişi
için “refakatçi” şeklinde anonsun değiştirilerek 65 yaş üstünde olduğu gibi bip sesi uygulamasına geçilmesi talebiyle yaptığı başvurudur. Kurum ret kararında bunun denetim
amaçlı olduğu ve makul bir sebebin bulunduğunu belirtmiş ve ayrımcılık olmadığına
karar vermiştir.28 Kararda diğer yandan “…iyi uygulama örnekleri gözetilerek farklı yöntemler (örneğin farklı sinyal sesleri, ışıklandırma veya sadece ilgili görevlinin görebileceği
bilgilendirme ekranı gibi) uygulanmak suretiyle İdarenin aynı amaca ulaşılabileceği, bu
nedenle İdarenin süreç içerisinde mevcut uygulamada makul bir değişikliğe gitmesinin
İyi Yönetim İlkelerinin gereği olduğu değerlendirilmiştir”. Kararda bir çelişki olarak değerlendirilebilecek bu değerlendirme farklı muamelenin amacına daha az ayrıştırıcı bir
yöntemle erişilebilecekken bu bilgiye herkesin erişmesine yol açacak yöntemin ayrımcı
olduğunu ortaya koymaktadır. Buna benzer bir konu nüfus cüzdanlarında engel oranının yazmasıyla ilgili olarak Danıştay’ın önüne gelmiş ve ilgili Yönetmelik hükmü engellilerin kişi hak ve özgürlüklerini zedeleyecek nitelikte bulunarak 10. Daire tarafından
2008 yılında iptal edilmiştir.29
26 Başvuru no. 2015/5496, 27.7.2016.
27 Başvuru no. 2016/102, 13.6.2016.
28 Başvuru no. 2018/6851, 24.10.2018
29 Danıştay 10. Daire, E: 2005/8667, K:2008/401, 05/02/2008. Karar İDDK’nin (E. 2008/1763, K. 2012/2340, 28.11.2012) onama kararıyla
kesinleşmiştir.
69