86
Sivil Toplum Örgütleri İçin Engelli Hakları İzleme Rehberi
Öte yandan Avrupa Engellilik Uzmanları Akademik Ağı (ANED/ Academic Network of
European Disability Experts) tarafından 2008 yılında gerçekleştirilen kapsamlandırmanın
gösterdiği gibi, sadece genel çalışmaları baz engelli kişilerin karşı karşıya kaldığı engellerin
doğasına ve kapsamına ilişkin yeteri derecede bilgi sağlama olasılığı düşüktür. Dolayısıyla
genel çalışmalara ek olarak, engelliliğe özgü izleme çalışmaları yapmak gerekmektedir.
2.3 Ülkelerarası karşılaştırma
Uluslararası olarak ve Avrupa içerisinde etkin izleme mekanizmaları, farklı ülkelerdeki uygulama seviyelerine ilişkin karşılaştırmalara imkan tanımalıdır. Bunun önemi Haziran 2001’de
New York’ta düzenlenen BM Uluslararası Engellilik Ölçüm Semineri’nde kabul edilmiştir.
Bunun bir sonucu olarak, Washington Şehri Engellilik Ölçüm Grubu kurulmuş ve engellilik meselelerini izlemek ve bu yolla ülke karşılaştırmaları yapabilmek için gerekli
metodoloji ve göstergeleri geliştirmekle görevlendirilmiştir.
Bu türden bir uygulama, farklı politika alanlarında ulusal verilerin mevcut olup olmama
durumuna göre ve ulusal veri toplama süreçlerinde farklı engellilik tanımlarının kullanılması sebebiyle önemli zorluklar içermektedir.
3. Tanım ve Ölçüm (Engelli Bireyler)
Anlamlı karşılaştırmalar yapabilmenin koşullarından biri tutarlı bir biçimde görünür kılınabilir ve/veya ölçülebilir göstergelerin kullanımıdır. Bu, önemli ölçüde zorluklar içermektedir. Engelli bireyler ile ilgili çıktıları ölçmede en önemli zorluklardan biri o kişilerin
‘engelli’ olarak tanımlanmasında ve sınıflandırılmasında yaşanır. Bariz bir biçimde, engelli kişilerin nasıl tanımlandığı örneğin, ana akım okullara giden, üniversiteden mezun olan
ya da belirli istihdam türlerinde kendine yer bulan engelli kişilerin yüzdesi gibi rakamların hesaplanmasında önemli sonuçlar doğurmaktadır.
BMEHS, ‘engelli bir kişi’ için detaylı bir tanım getirmemektedir ama Madde 1’de şunu
belirtmektedir:
Engelli bireyler fiziksel, ruhsal, zihinsel ya da duyulara ilişkin uzun süreli noksanlıkları
bulunan ve pek çok engelle birlikte topluma diğer kişilerle eşit bir biçimde tam ve etkin
katılamayan kişileri içermektedir.
Bu madde, BMEHS yaklaşımı ile ulusal tanımlar arasındaki ilişkiye dair ilginç sorulara
yol açmaktadır:
Eğer ‘engelli birey’ yorumu yerel tanımdan daha geniş ise (örneğin bir noksanlığın büyük
çaplı olması gerekmiyorsa) bazı devletler (ve bölgesel uluslararası kuruluşlar) izleme amaçları için kendi yorumlarını genişletmek zorunda kalabilir. Bunu yapamamak BMEHS’nin
uygulanmasını izlemede sadece haklarını korumaya niyet ettiği bazıları ile ilişkili bir süreç
işletmek anlamına gelebilir. Diğer taraftan, Engelli Bireylerin Hakları Komitesi’nin ‘engelli
bireyler’ terimini ne kadar geniş yorumlayacağı halen ucu açık bir sorudur.
Halihazırda ‘engelli birey’ tanımı ya da terminoloji kullanımı konusunda uluslararası bir
anlaşma bulunmamaktadır. Dolayısıyla BMEHS (İngilizce çevirisinde) engeli bulunan bireyler terminolojisini kullanmaktadır.
Sosyal model tartışması ilerlemenin ölçümüne ilişkin önemli kavramsal bir soru ortaya
atmaktadır.