88
Sivil Toplum Örgütleri İçin Engelli Hakları İzleme Rehberi
tek alamazsa giyinme ve yıkanma konusunda zorluk yaşayabiliyor. Ancak, yeterli destek
sağlandığında (destekleyici araçlar ya da kişisel asistanlık şeklinde) zorluk kolayca ortadan
kalkabiliyor. Dolayısıyla bu soruların kişinin işlevsel kısıtlılıklarını mı yoksa söz konusu
kısıtlılıklara verilen sosyal cevapların yeterliliğini mi ölçtüğü konusu yeterince açık değil.
4. Tanım ve ölçüm (engelleyici bariyerler)
Noksanlıkları (ya da engellilikleri) olan kişilerin tanımlanmasına paralel olarak, Sözleşme’nin uygulanmasındaki gelişmeye ilişkin göstergeler açık bir şekilde engelleyici bariyerlere ilişkin bir ölçümü içermek zorundadır.
Nispeten kısa bir süre öncesine kadar, engelleyici bariyerlerin değerlendirilmesi engellilikle ilgili izleme sistemlerinin büyük çoğunluğunun dışında tutuluyordu-bu engellilik
aktivistleri tarafından eleştiriliyordu ve engelliliğe ilişkin sosyal modelle uyuşmuyordu.
Sosyal ve çevresel bariyerlerin engelli bireylerin hayatları üzerindeki etkisini ölçmenin
önemi 2001 yılında Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası İşlevsellik, Engellilik ve Sağlık Sınıflandırması’nı (ICF) kabul ederken tanınmıştı.
Avrupa Engellilik Eylem Planı’nın ‘erişilebilirlik’ önceliği (mal, hizmet ve altyapılara) neye
ihtiyaç olduğunu netleştirmekte faydalı bir referans noktası sağlıyor. Bu bağlamda, erişilebilirliğe ilişkin düşünülebilecek geniş bir potansiyel göstergeler aralığı tanımlamak mümkün.
Örneğin, bu göstergeler arasında bir ülkedeki tekerlekli sandalyenin erişebildiği otobüs ya
da tren istasyonlarının oranı, altyazılı ya da sesli betimleme kullanılan TV programlarının
oranı, erişilebilirlik standartlarına göre tasarlanmış kamusal web siteleri, vb. yer alabilir.
Ancak, böyle bir yaklaşım geliştirmenin iki önemli zorluğu var. Birincisi, ölçüm ve karşılaştırmaları destekleyecek ilgili veriler mevcut kamusal veritabanlarında olmayabilir.
İkincisi, belirli engelli grupları daha kolay ölçülebilen erişilebilirlik kriterlerinin tanımlanması açısından avantajlı durumda olabilir (örneğin, psikososyal meseleleri olan veya
zihinsel bir engeli bulunan bireylerin karşı karşıya kaldığı sosyal bariyerleri somut bir
biçimde ölçmek daha zor görünebilir). Yine de, engelleyici bariyerlerin ölçüm çerçevesine
toplumsal yaklaşım ve tavırları da katmak unutulmamalıdır.
5. Kesitlerarasılık
‘Engelli bireyler’ her gruptan engeli kapsayabildiği gibi tüm yaş, cinsiyet, cinsel yönelim,
din ve etnik kökeni de kapsayabilir. BMEHS tarafından güvence altına alınan haklar tüm
gruplar için geçerlidir ve izleme süreçlerinin bu farklı kestilerdeki farklılıkları kapsayacak şekilde tasarlanması ve uygulanması son derece önemlidir.
Dolayısıyla belirli engel gruplarının izleme çalışmalarının dışında bırakılmamaları ya da
kapsamı içine alınmaları konusunda özel dikkat gösterilmelidir. Belirli grupların izleme
çalışmalarına dahil edilmeleri konusunda özel bir dikkat sergilenmeli ve onlara ilişkin
veriler ortaya çıkacak şekilde göstergeler tasarlanmalıdır.
Dolayısıyla taraflar belirli engelli gruplarının durumunu (örneğin belirli bir engeli bulunanlar, kadınlar, birden çok baskı ya da dezavantaja maruz kalabilecek olanlar) ayrıştırabilecek
ve inceleyebilecek şekilde veri toplandığından emin olmalıdır. Bu amaçlara uygun olarak
hangi grupların ele alınabileceği açılış paragrafından esinlenilebilir. Buna göre taraflar: