İzleme, ayrımcılıkla mücadele için gerekli sistematik bilgiyi sağlayarak,
insan haklarına sayg��nın ve demokrasinin gelişimine katkıda bulunur. İzleme
yoluyla sistematik bilgi toplama ve bu bilgilerin belgelenmesiyle, savunuculuk
faaliyetlerinin hangi alanlarda, kimlerin hak ve özgürlüklerden yararlanmasını
güçlendirmek amacıyla, kimlere yönelik olarak, ne süreyle yapılması gerektiği
etkili şekilde planlanabilir. Var olan sorunun kapsamı, kaynağı, nedeni ve etkilerini ayrıntılı olarak bilinmeksizin, sorunun çözümüne yönelik yapılan her
çalışma eksik kalacaktır.
Ayrımcılıkla mücadelenin sadece tahminler veya iddialar üzerinden değil,
gerçekte var olan durum üzerinden yapılması ancak izleme ve raporlama ile
mümkündür. İzleme ile elde edilebilecek ve belgelenecek veriler olmaksızın,
ırk veya etnik köken temelinde ayrımcılık alanında yürütülecek herhangi bir
çalışma dayanaktan yoksun kalacaktır.
Türkiye’de Irk veya Etnik Köken Temelinde
Ayrımcılığın İzlenmesi Neden Zordur?
Türkiye’de ırk veya etnik kökene dayalı ayrımcılık vakalarının izlenmesi diğer
ülkelere göre biraz daha zor olabilmektedir. Bu durumun en önemli nedeni
kamuya açık etnik gruplara dair demografik resmi verilerin olmamasıdır. Bu
durum farklı etnik grupların hangi alanlarda, kimler tarafından ayrımcı muamelelere maruz bırakıldıklarının tespitini zorlaştırmaktadır.
Mağdurlar çeşitli sebeplerle mağduriyetlerini gündeme getirmekten kaçınabilmektedir. STÖ’lerin mağdurlar adına bu tür bir işlevi üstlenmesi ırk veya
etnik köken temelinde ayrımcılık vakalarının görünür hale getirilmesi ve ayrımcılığın gerçek boyutunun ortaya konulmasına katkı sağlaması açısından
önemlidir. Ancak bu tür bir katkının bahsedilen nedenlerden ötürü kolay olmayacağını da eklemek gerekir.
Türkiye’de ırk ve etnik kökene dayalı ayrımcılığın izlenmesi, raporlanması ve
mağdurlara destek sağlanması için çalışma yürüten STÖ’lerin sayılarının az
olması ve bu STÖ’lerin hem maddi kaynaklarının hem de çalışmalarına katkı
sağlayan kişi sayısının yetersizliği de önemli bir sorun olarak göze çarpmaktadır. Türkiye’de ayrımcılık yasağının içeriği ve ayrımcılık vakalarının izlenmesi
ile ilgili özellikle STÖ’ler için hazırlanmış çok fazla kaynak bulunmamaktadır.
Bütün bu zorluklara rağmen ırk veya etnik köken temelinde ayrımcılıkla ilgili
doğru ve güvenilir bilgilerin sağlanması büyük oranda STÖ’lerin bu konuda
sistemli bir çalışma yapmasına bağlıdır. Bu rehber özellikle ırk veya etnik köken temelinde ayrımcılığın izlenmesi ve belgelenmesi ile ilgili mevcut kaynak
eksikliğini bir ölçüde gidermeyi hedeflemektedir.
7
Untitled-1.indd 7
27.01.2016 21:43