TÜRKİYE’DE EĞİTİMDE ÇOĞULCULUĞA, ÇOCUĞUN DİN VEYA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN GÜNCEL KONULAR çocuğun dinini ya da inancını açıklamasını gerektiren muafiyet uygulaması ise insan hakları normlarınca öngörülen ölçütleri karşılamıyor.44 “Eğitimde din ve vicdan özgürlüğünün korunması için, din eğitimiyle ilgili bulunan anayasal zorunluluğun kaldırılması, eğer DKAB dersinin zorunlu statüsü devam edecek ise de ‘inançsızlık da dahil olmak üzere farklı mezhepler, dinler ve inançların birlikte karşılıklı anlayış ve saygı temelinde yaşamasına katkıda bulunabilecek bir ders’ olarak tasarlanması ve ‘ayrımcılık yaratmayan ve damgalanmaya yol açmayacak bir muafiyet mekanizmasının’ kurulması” gerekiyor.45 Zorunlu eğitimin süresi ve yapısına ek olarak içeriğinde de çeşitli değişiklikler yapan 2012 tarihli 6287 sayılı yasayla, Hz. Muhammed’in Hayatı, Temel Dini Bilgiler (İslam) ve Kuran’-ı Kerim dersleri ortaokullarda ve liselerde “Din, Ahlak ve Değerler” alanında seçmeli ders olarak sunulmaya başlandı. Seçmeli din dersleriyle ilgili dile getirilen başlıca sorunlar, farklı dinler ya da dünya görüşlerine ilişkin seçmeli derslerin bulunmaması, anılan derslerin öğrenciler ile velilerin isteği dışında zorunlu olarak sunulması;46 ders içeriklerinde kapsayıcılık, doktrinsel olmama, yansızlık ilkelerine ters düşen unsurlar bulunmasıdır.47 Eğitimde çocuğun din veya inanç özgürlüğü ile farklı dinler ve inançlar bakımından çoğulculuk, sadece zorunlu veya seçmeli din dersleriyle sınırlı bir tartışma konusu değildir. Din eğitimi unsurları ve/veya çoğulculuğa ters düşen söylem ve uygulamalar okul yaşamının farklı alanlarında48 ve başka derslerde de ortaya çıkabiliyor. Ders kitaplarında demokratik değerlerin ve demokratik vatandaşlığın nasıl ele alındığına ilişkin güncel çalışmalarında Aratemür Çimen ve Bayhan (2019b) saptamalarını şu şekilde özetliyor: “Evrensel kültür ve değerler yerine milli kültür ve milli değerler vurgusu ile ulusal kimlik, özcü bir yaklaşımla Türklük ve Sünni-İslam temel alınarak tanımlanıyor. Toplum homojen bir yapı olarak nitelendirilirken milli birlik ve beraberlik, çeşitliliğe, çoğulculuğa ve farklılıklara kapalı bir şekilde sıkça vurgulanan bir ideal olarak karşımıza çıkıyor.”49 Aynı incelemede, yazarlar, gayrimüslim azınlık karşıtı söylemlerin varlığına ve İslam dininin belirli pratiklerinin toplumdaki tüm kesimlerce uygulandığına ilişkin genellemelere de dikkati çekiyor. Yazarların sekülerizm ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair yürüttüğü ders kitapları incelemesinde ise 2018-19 eğitim-öğretim yılında yenilenen kitaplarda dini içerikli söylemlerde önceki yıla göre artış gözlemlendiği raporlanıyor.50 44 İnanç Özgürlüğü Girişimi, 2019; Yıldırım, 2021. Ayrıca, BM İnsan Hakları Komitesi ve AİHM, ayrımcılık yaratmayan bir muafiyet mekanizması için şu ilkelere işaret ediyor: “Çocuklar ve ebeveynlerinin isteklerine uygun alternatifler sunulur. Çocuklar ya da ebeveynler dersten muaf olma gerekçelerini açıklamak zorunda bırakılmaz. Dersten muaf olmak için kimse dinini ya da felsefi görüşünü açıklamak zorunda bırakılmaz. Öğrencilerin dersi boş geçirmemeleri, başka bir derse yönlendirilmeleri sağlanır.” (ERG, 2011, s. 13) 45 ERG, 2017b, s.3-4. 46 İnanç Özgürlüğü Girişimi, 2019. 47 Çınar, 2021. 48 Bkz. İnanç Özgürlüğü Girişimi (2019) raporunun “Okullarda Dini Uygulamalar” başlıklı bölümü. 49 Aratemür Çimen ve Bayhan, 2019b. 50 Aratemür Çimen ve Bayhan, 2019a. 23

Hedef paragraf seç3