TÜRKİYE’DE TOPL ANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI BAKIMINDAN İDARİ YARGININ ETKİLİ BAŞVURU YOLU OLMA NİTELİĞİ Etkinlikten 7 ay kadar sonra dayanaktan yoksun olan işlem hakkında ve herhangi bir somut bilgi, belge dahi sunulmayan davada iptal kararı verilmesinin hiçbir anlamı kalmamıştır. Benzer şekilde, Ankara Barosu LGBTİQ+ Hakları Merkezi başkanının 17.05.2019 Cuma günü ‘’Uluslararası Homofobi ve Transfobi Karşıtı Günü’’ ile ilgili olarak yapmak istediği basın açıklamasının genel yasak kararı nedeniyle uygun görülmemesine ilişkin 16.05.2019 tarihli kararının iptaline yönelik mahkeme kararı 18.03.2020 tarihinde verilebilmiştir. Üstelik bu işleme dayanak olan yasaklama kararının iptal edilmiş olması nedeniyle sebep unsuru tamamen ortadan kalkmış olmasına rağmen kararın verilmesi on ayı bulmuştur. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının yasaklanması veya ertelenmesi genel yasak (blanket ban) niteliğinde olmasına ve hakkın özüne dokunabilecek nitelikte ağır bir müdahale olmasına karşılık Türkiye’de genel yasaklama kararları son derece yaygın bir uygulamadır. Bu işlemlere karşı açılacak davalarda YD incelemesinde özel süreler öngörülmediğinden mahkemelerin ilk inceleme yapması ve yürütmenin durdurulması taleplerini incelemesi belli bir süre almakta ve toplantıların belli bir tarihte yapılması bu özgürlüğün kullanılması bakımından önemli olduğundan yasaklama/erteleme gibi işlemlerle ilgili mahkeme kararı tarihi –olağan hayatın akışında- etkinliğin yapılması planlanan tarihi aşmaktadır. Bu açıdan yapılan inceleme çoğu durumda post-hoc niteliktedir. Diğer yandan, teoride etkili olması mümkün görünmeyen idari yargı denetimi yolunun mahkemelerin kullanılan yetkinin dayanağını ve kapsamı, somut olarak açık ve yakın tehlikenin mevcut olup olmadığı, ölçülülük ilkesi değerlendirmesini yeterince içermemesi nedeniyle uygulamada da etkili işlediğini söylemek güçtür. AYM de bugüne kadar konuyla ilgili iki bireysel başvuru kararında adeta inceleme yapmaktan kaçınmıştır. Yargısal denetim yolunun etkililiği sorunu, yasaklama kararları açısından yakın zamanda AYM’nin İsmail Sarıkabadayı vd37 kararında ele alınmış ve etkili başvuru hakkı yönünden ihlal kararı verilmemiştir. Benzer şekilde, idari yargıda iptal kararı alınmış olsa da LGBTİ+ örgütlerinin her tür etkinliğini içeren ve bir buçuk yıl süren toplantı yasaklama kararlarıyla ilgili Kaos GL (2)38 başvurusunda kişi yönünden yetkisizlik kararı vermiştir. Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği 1994 yılında Ankara’da kurulan ve merkezi Ankara’da olan, Türkiye’de LGBTİ+ hareketinin öncülerinden olan derneklerden biridir, adından da anlaşılacağı üzere Derneğin faaliyet alanı doğrudan ve sadece LGBTİ+ öznelerin haklarıyla ilgilidir. Kaos GL (2) kararında Mahkeme, Kaos GL Derneği’nin söz konusu başvuru açısından mağdur statüsü olmadığı gerekçesiyle kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Başvuruya konu olay, LGBTİ+ örgütlerinin yapacağı her tür etkinliğin yasaklanmasına ilişkin kararın bir buçuk yıl sonra iptal edilmesi nedeniyle bu arada geçen sürede toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Söz konusu yasaklama kararı da sadece bu konuya özgülenmiştir. 37 İsmail Sarıkabadayı ve diğerleri, B. No: 2016/23696, 8/6/2021, 38 Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği (2), B. No: 2018/10351, 7/9/2021. 23

Hedef paragraf seç3