Kampanya döneminde adayların etnik kökeni, cinsiyet kimlikleri ya da dini inançları üzerinden ayrımcılık ve nefret söylemi hem siyasiler hem de medya organları tarafından yoğun biçimde kullanılmıştır. Savcılıklar tarafından ayrımcılık ve nefret söylemine ilişkin açılmış soruşturmaların varlığı konusunda herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Kampanya Döneminde Siyasi Partilere Saldırılar Kampanya döneminde ifade özgürlüğü ve barışçıl toplantı hakkının her parti ya da aday tarafından özgürce kullanılması demokratik seçimlerin kriteridir. Bu kriter gereğince tüm parti ve adayların kampanya çalışmaları, binalarının korunması ve kampanyalarını güven içinde yürütebilmelerinin sağlanması devletin sorumluluğu altındadır. BSİP, 2011 yılı Milletvekili Genel Seçimi’nden başlayarak yapılan tüm seçimleri izlemiş ve raporlamıştır. Gözlemlerimiz kampanya dönemlerinde siyasi parti ve adayların kampanya çalışmalarına yönelik saldırıların her seçimde artan bir seyir izlediğini göstermektedir. Parti ve adayların kampanya döneminde uğradıkları saldırıların sayıları dışında ırkçılığın da giderek daha fazla belirginleştiği görülmektedir.. Tespitlerimize göre 1 Kasım seçim takviminin (31 Ağustos) başlaması sonrasında seçime katılan siyasi parti binaları ve seçim çalışmalarına toplam 134 saldırı gerçekleşmiştir. Bu saldırıların 123’ü HDP, 8‘i AKP, 3’ü ise CHP’ye yöneliktir. Siyasi partilere saldırıların 100’ü 7-9 Eylül tarihlerinde yapılmıştır. 7-9 Eylül tarihleri arasında yaşanan bu saldırılarda Kırşehir, Ankara Beypazarı ve Balıkesir Edremit ilçesinde yaşanan olaylar kitlesel ırkçı saldırılara dönüşmüştür. 10 Ekim Ankara Barış Mitingi saldırısı sonrasında HDP kitlesel katılıma açık mitinglerini iptal etmiştir. Seçim Materyalleri Seçimlerde kullanılan materyal ve yöntemlerin tüm seçmen grupları için uygun olması veya farklı durumda bulunan seçmenler için pratik ve erişilebilir çözümler üretilmesi, seçme hakkının kullanılmasını etkileyen temel faktörlerdendir. Seçimlerde kullanılan oy pusulalarının görme engelli seçmenlere ve okuma-yazma bilmeyen seçmenlere uygun olmaması tüm seçimlerde yaşanan bir sorundur. Ancak YSK bu konuda iyileştirici hiçbir adım atmamaktadır. Oy pusulaları bağımsız adaylar bakımından da eşitsizlik yaratmaktadır. Adayların sadece isimlerin yazılması fotoğraf ya da amblem kullanamıyor olmaları okuma-yazma bilmeyen seçmenlerin bu adayları ayırt etmesini olanaksız kılmaktadır. Platform olarak 2011 yılından beri oy pusulasında bağımsız adayların fotoğraflarının yer almasını önermekteyiz. Oy verme merkezlerindeki seçmen yönlendirme tabelaları görme engelli ve okuma-yazma bilmeyen seçmenlere uygun değildir. Her oy verme merkezinde seçmenleri sandıklara yön- 19 1 Kasim gözlem raporu.indd 19 21.02.2016 02:13

Hedef paragraf seç3