- 85 - CDL-AD(2019)017rev şartlarda makul olanı yapmalı, gerçeği keşfetmenin tüm pratik yollarını araştırmalı ve örneğin, ırksal veya dini hoşgörüsüzlükten kaynaklanan şiddetin veya toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıktan kaynaklanan şiddetin göstergesi olabilecek şüpheli gerçekleri göz ardı etmeden tamamen gerekçeli, tarafsız ve objektif kararlar vermelidir."459 Kolluk kuvvetlerinin aşırı güç ya da kanunsuz güç kullandığı iddiaları olduğunda, yetkililer, ilgili kolluk görevlilerinin hesap vermesini sağlayacak şekilde, bu tür eylemlere dair etkili soruşturmalar460 yürütmelidir.461 235. Standartların kullanımı ve soruşturma ihtiyacı. Bir devlet eyleminin veya reaksiyonunun makul ve orantılı olup olmadığına karar verirken, koşulların bütününün objektif ve gerçek zamanlı bir değerlendirmesini yapmak gerekir.462 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, son içtihadında, devletlerin göz yaşartıcı gaz da dahil olmak üzere güç kullanımına ilişkin direktiflerin uygulanmasına ilişkin açık kurallar dizisinin yanı sıra kolluk kuvvetlerinin yeterli düzeyde eğitilmesini ve toplantılar sırasında bu personelin yeterli kontrolü ve gözetimini garanti eden bir sistem geliştirmelerini şart koşmuştur. Dahası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devletlerden, özellikle şiddetli direniş göstermeyen kişilere karşı herhangi bir güç kullanımının gerekliliği, orantılılığı ve makul olup olmadığı konusunda etkili bir geriye dönük inceleme yapmalarını talep etmiştir.463 236. Yaşam hakkı ihlallerinden ötürü hesap verebilirlik. Yaşam hakkı (MSHUS Madde 6, AİHS Madde 2) sadece kasten öldürme vakalarını değil, aynı zamanda güç kullanımının kasıtsız olarak kişilerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlandığı durumları da kapsar. Bu hakkın korunması "daha sıkı ve daha zorlayıcı bir gereklilik testini" gerektirir.464 Bu, Hükümetin belirli koşullarda güç kullanımının gerekli olduğunu ve aşırı olmadığını, yani diğer, daha az müdahaleci önlemlerin amaçlanan etkiyi sağlayamayacağını ikna edici argümanlarla göstermesi gerektiği anlamına gelir.465 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararında belirttiği üzere, "gözaltına alınacak kişinin cana veya uzuvlara herhangi bir tehdit arz etmediğinin ve şiddet içeren bir suç işlediğinden şüphelenilmediğinin öğrenildiği durumlarda, ölümcül güç kullanılmaması kaçak kişiyi gözaltına alma fırsatının kaçırılmasıyla sonuçlansa bile böyle bir gereklilik yoktur."466 Devlet tarafında yaşam hakkının ihlaline ilişkin herhangi bir hukuki veya cezai sorumluluk bulgusu, ilgili eylemden cezai açıdan sorumlu bir kişinin belirlenmesi ihtiyacından bağımsız olarak, etkilenen kişinin birinci dereceden akrabalarına tazminat verilmesiyle sonuçlanmalıdır. 237. Kolluk görevlilerinin sorumluluğu. Kolluk görevlileri, barışçıl toplanma özgürlüğüne saygı duyma, bu özgürlüğün kullanımını kolaylaştırma ve koruma konusundaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirememeleri durumunda sorumludur. Ayrıca, sorumluluk, “bir Taraf Identoba ve Diğerleri / Gürcistan (2015), a.g.e., not 114, paragraf 67. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 2 (yaşam hakkı) veya Madde 3'ü (işkence veya kötü muameleden muaf olma hakkı) ilgilendiren polis aleyhindeki şikayetlerin etkili bir şekilde soruşturulması amacıyla beş ilke belirlemiştir: 1) Bağımsızlık: Soruşturmayı yürütenlerle aleyhinde şikayette bulunulan görevli arasında kurumsal veya hiyerarşik bağlantılar olmamalı ve uygulamada bağımsızlık olmalıdır; 2) Yeterlilik: Soruşturma, şikâyet edilen polis davranışının hukuka aykırı olup olmadığını belirlemek ve sorumluları tespit edip cezalandırmak için kanıt toplayabilmelidir; 3) Süratlilik: Hukukun üstünlüğüne olan güveni korumak için soruşturma derhal ve süratle yürütülmelidir; 4) Kamu denetimi: Hesap verebilirliği sağlamak için prosedürler ve karar alma süreçleri açık ve şeffaf olmalıdır; f) Mağdurun katılımı: Şikayetçi, meşru menfaatlerini korumak için şikayet sürecine dahil edilmelidir. Polis nezaretinde veya polis uygulamasının bir sonucu olarak meydana gelen bir ölüm veya ciddi yaralanma vakasının soruşturulmasında bu beş ilkeye bağlı kalınmalıdır. 461 İzci / Türkiye (2013), a.g.e., not 353, paragraf 98. 462 Bu bağlamda, AİHM, 'Sözleşme Madde 2(2)'de belirtilen amaçlardan birine ulaşmak için Devlet görevlileri tarafından güç kullanılması, haklı nedenlerle, o dönemde geçerli olarak algılanan ancak daha sonra yanlış olduğu ortaya çıkan dürüstçe bir inanca dayalı olduğunda meşru olabilir. Aksini kabul etmek, görevlerini yerine getirirken Devlete ve kolluk personeline, belki de onların ve başkalarının hayatlarına zarar verecek şekilde gerçekçi olmayan bir yük yüklemek anlamına gelir' şeklinde görüş belirtmiştir. Örneğin bkz. Giuliani ve Gaggio / İtalya (2011) a.g.e., not 338, paragraf 178 ve o paragrafta anılan davalar. Resmi olarak aşırı güç kullanımında geçerli olan ABD standardı, güç kullanımının nesnel açıdan makul olmasıdır: bkz. Graham / Connor , 490 US 386 (1989). 463 İzci / Türkiye (2013), a.g.e., not 353, paragraf 98-99. 464 Bkz. Washington / Glucksberg, 521 US 702, 710-17 (1997) (Hükümetin insan hayatını koruma konusunda zorlayıcı bir çıkarı olduğunu vurgular). 465 Örneğin bkz. Güleç / Türkiye (1998) a.g.e., not 131. Bu kararda, başvurucunun oğlu, (spontane, izinsiz bir gösteri sırasında) silahsız göstericileri dağıtmak amacıyla üzerlerine ateş açan güvenlik güçleri tarafından öldürülmüştür. Mahkeme ayrıca, yasa dışı toplantıları, şiddetli silahlı çatışmaları veya çok sayıda ölümü içeren durumlarda bile koşullara ilişkin olarak yapılması gereken kapsamlı bir soruşturma yapılmadığı için Madde 2'nin ihlal edildiğine hükmetmiştir.' (paragraf 81). Ayrıca bkz. Washington / Glucksberg, 521 US 702, 710-17 (1997) (Hükümetin insan hayatını koruma konusunda zorlayıcı bir çıkarı olduğunu vurgular). 466 Nachova ve Diğerleri / Bulgaristan (2005), a.g.e., not 185, paragraf 95 459 460

Select target paragraph3